Bilal Yeşilkaya

Yozgat’ta şehir ve spor kültürü oluşturmak mümkün mü?

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
3 Ağustos 2015 Pazartesi 18:52
Yozgat kent kültürünü nasıl oluşturacak: Daha doğrusu şehirlerde nasıl yaşanır, bunun kuralları nedir? Böyle bir kural var mı? Diyenlere evet böyle bir kural var dememiz ve denmesi lazım. Kent kültürü kentlerde nasıl yaşayacağımızın kurallarıdır. Bu kuralları yerine getirdikçe ve bunlara uyuldukça kent kültürü öne çıkar ve şehirli olunur. Kent kültürü o şehirde yaşayan insanların ortak edindikleri bir kültürdür. İnsanlar yerleşik düzene geçtikten itibaren, yaşadıkları kentlerde ortak kurallar koymaya başlamışlardır. Bu kurallar insanların birbirini rahatsız etmemeleri üzerinedir. Gürültü yapmamak, apartman kurallarına uymak, sokakları kirletmemek, parklarda aileleri rahatsız edecek şekilde davranmamak, toplu taşıma araçlarında kurallara uymak, trafikte keyfi olmamak gibi. Şehir kültürü, her şehrin kendisine ait dokuları barındırması ve kendisine göre yaşam tarzını yaşatmak için özen göstermesiyle belirginleşir. Kentlerimizde ne yazık ki bunların ortadan kalkması ve insanın beton içinde beton gibi bir görünüme bürünmesi ve sürekli olarak şehir yaşamının temposuna uymak için bir yerden bir yere koşturma içine girmesi, şehir kültürünün yok olmasına neden olmuştur. Buna bir de Yozgat’ta ki kötü yapılaşma, birbirine saygı göstermeme, kurallara uymama gibi etkenler eklenince ortaya çıkan tablo malum. Son dönemlerde yapılan çalışmaların temelinde kent kültürünü oluşturmak, insanların yaşam alanlarını ve kalitesini yükseltmeye yönelik bir çaba gözlemliyoruz. Spor Kültürü de, dünyada sınır tanımaz bir hızla yaygınlaşıp, evrensel ilkeleri doğrultusunda geniş kitleleri etkisi altına alırken, ülkemizde ne yazık ki hak ettiği değeri ve önemi hala bulamamıştır. Okullarımızda yıllardır adeta angarya bir ders olarak okutulan, hatta son günlerde seçmeli ders olup olması konusu tartışılan, haftada 1 saatlik Beden Eğitimi dersleriyle geleceğimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimize evrensel ilkelere doğrultusunda, ulusal bir spor kültürü bilinci oluşturabilmek ne yazık ki mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı, içeriğini ülkenin önde gelen spor bilimcilerinin, gençlik ve spor uzmanlarının, tıp ve konuyla ilgili tüm bilim adamlarının hazırlayacağı evrensel ilkeleri içeren ulusal spor kültürü derslerini, “Beden Eğitimi ve Spor Kültürü” adıyla, haftada 2-3 saatlik seçmeli değil zorunlu dersler halinde hiç zaman geçirmeden müfredat programına almalıdır. Bunun yanı sıra uygulamalar da titizlikle izlenmeli ve spor kültürüne sahip ruh ve beden sağlığıyla donanmış pırıl pırıl bir genç jenerasyona ülkemizi ve geleceğimizi gözümüz arkada kalmadan teslim edebilmenin mutluluğunu ve huzurunu yaşamalıyız. Bu olumlu çaba, ülkemizi son yıllarda giderek artan ve ürkütücü boyutlara ulaşan “Sporda Şiddetin” de önlenmesi konusunda da çok etkin bir rol oynayacaktır. Şimdi gelelim soruya: Yozgat’ta son aylarda arttırılmaya çalışılan kent kültürünün spora da yansıtılması mümkün müdür? Tabii ki de mümkündür ve tribünlerden küfürü kaldırma çabasının altında yatan neden de budur. Bir taraftan kent kültürü oluşturmak istenirken, bir taraftan da spor kültürü oluşturabilmek istenmesi, yıllardır yapılmayanları yapma çabası hiç kuşkusuz bir eksikliğin, bir noksanlığın sonrasında çıkan bir beklentinin ya da bir genel kanının yansıması olsa gerek. Yeni sezon öncesinde bir taraftan şampiyonluk hedefi kovalanırken bir taraftan da spor kültürünü stadyuma gelen insanlara anlatmak ya da uygulamalarını sağlamak tabii ki kolay olacağa benzemiyor. Ancak takımlarının başarıya ulaşması için yıllardır her türlü fedakarlığı sergileyen, zaman zaman centilmenlik konusunda çok güzel dersler veren taraftarımızın uyumluluğu bana büyük umut veriyor. Süper Lig görmüş, bu havayı teneffüs etmiş ve spor kültürü konusunda altyapısı olan Yozgat’ta zannediyorum bu konuda yapılacak çalışmalara taraftarımız kısa sürede ayak uyduracaktır. Belediye Bandosu eşliğinde stadyumu bir şenlik alanına çevirecek ve bu sezon takımının daha fazla yanında olacak taraftarımız bu şekilde Türkiye’de de örnek gösterilecektir. Sezona daha üç ay gibi bir zaman var ve herkes kendini yenilemeye, yenilenmeye hazırlasın. Eğer takımımızı bir üst lige çıkartır ancak spor kültürü konusunda kendimizi geliştiremezsek o zaman bence başarılı olmuş sayılmayız. Çünkü sporda başarının ana kurallarından biri de bence spor kültürünü izleyenlere, takip edenlere vermekten geçiyor.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık