Yozgat ikinci sınıf muamele görüyor

Bilal Yeşilkaya

Bilal Yeşilkaya

Trafik kazaları, gelişmekte olan diğer ülkeler gibi Türkiye için de önemli bir halk sağlığı sorunudur ve her yıl kazalara bağlı binlerce insan yaralanmakta ya da ölmektedir. Trafik kazaları maddi manevi her yönden büyük kayıplara neden olmakta, gün geçtikçe daha da önemli bir sorun haline gelmektedir. Trafik güvenliği probleminde hatırlanması gereken ilk şey; yapılacak her türlü çalışmanın, temelde insan yaşamının veya yaşamlarının kurtarılabilmesi gibi anlamlı bir öncelik içerdiğidir.

Trafik kazalarının azaltılması, bireylerin trafik kazaları konusunda ne derece bilinçli oldukları aynı zamanda beklenti ve isteklerini saptayabilmek için anket düzenlenmiş, analiz edilmiş ve birtakım bulgular elde edilmiştir.
Trafik kazalarının önlenmesi ve azaltılması için en etkili çözümün eğitim olduğu görüşü büyük orandadır. Bunun yanı sıra trafik cezalarının arttırılması ve bölünmüş yol ve otoyol yapımı etkili çözümler arasında anlamlı paya sahip olduğu gözlenmiştir.

Türkiye’de bu konuda son yıllarda önemli adımlar atılmasına, tedbirlerin arttırılmasına, önlemlere rağmen halen çok iyi durumda olduğumuz söylenemez ki, son günlerde meydana gelen kazalar söylediklerimizi doğrular niteliktedir. 
Hayatını kaybeden insanlarımızın büyük çoğunluğu belki Yozgatlı değil, belki de burada yakınları yok ama ölen kendi insanımız, yıkılan umutlar bizim insanımızın umutları. Özellikle kış aylarının gelmesi ile birlikte meydana gelen kazalarda onlarca insanın ölmesi, yine birçok insanın yaralanması sizce neyi ifade ediyor, neler yapmamız gerektiğini ortaya çıkartıyor hiç düşündünüz mü?

Bu cennet gibi güzel olan ülkemizde, uzun yıllardan beri kanayan bir yarayı tedavi edemedik ve kanamayı durduramadık. Bu durum milletimizi çok üzmekte ve derin acılar içinde kıvrandırmaktadır. Nice ocaklar sönmektedir.
İçimizde bir yakınını, dostunu trafik kazasında kaybetmeyen birileri kaldı mı dersiniz?

Ya sakat kalanlar…

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde hiçbir sorun trafik kadar can alıcı, insani ve maddi açıdan tahrip edici olmamıştır. Öyle ki trafik kazaları, ulusal bağımsızlığımızı kazanmak için yaptığımız İstiklal Savaşı’nın “Can kaybı bilançosu”nu bile solladı. Savaşlardan daha kanlı, depremlerden daha yıkıcı bir bela…

Şimdi gelelim asıl soruya son 1 aydır neredeyse her gün bir trafik kazası haberiyle karşılaşmamak mümkün olmuyor. Havaların soğumasının ardından buzlanma nedeniyle devrilen, takla atan, kayan araçları görmeyen kalmamıştır zannedersem. Tabii sürücü hataları ilk planda olmakla birlikte Yozgat’tan geçen uluslar arası karayolunda yeterli temizlik yapılmadığını, yeterince tuzlanmadığını da söylemek zannediyorum abartılı yaklaşım olmaz. Zira kazalara karışan, ya da görenlerin neredeyse tamamı Karayollarını suçlamaktan kendilerini alamıyor. 
Cumhurbaşkanının 2010 yılında bitirilmesi gereken yolların bitirilemediği ve bu konuda Yozgat’a haksızlık yapıldığı konusundan hareket edersek üvey evlat muamelesinin burada da devam ettiğini söyleyebilir miyiz? Bilmiyorum bu belki de haksızlık olarak nitelendirilebilir ama elektrik kesintilerinde olduğu gibi yollarda da aklımızın almadığı, ya da almak istemediği bir durum söz konusu diyebiliriz. Birileri ya bizim aklımızla dalga geçiyor ya da sabrımızı zorluyor. 
Kurum ve kuruluşları başka illere bağlı olduğu için hizmet alma konusunda sıkıntılar yaşayan Yozgat ve ikinci sınıf muameleye tabii tutulan Yozgat halkı için artık ayrılık vakti gelmiş olmalıdır. 

Buradan Ankara’ya seslenmek lazım. Özellikle yol konusunda yaşadığımız haksızlıkların merkezi olan Kayseri’den bizi kurtarın yoksa trafik kazalarına da şehrin başkaca sorunlarına da yerinde çözüm üretmemiz mümkün olamaz. 



31 Ocak 2018 Çarşamba 15:58

http://www.surmelihaber.com//yazar/yozgat-ikinci-sinif-muamele-goruyor-1360.html