Feyzullah Doğru

Türkiye için yeniden diriliş vakti!

feyzullahdogru@surmelihaber.com
Feyzullah Doğru
22 Ocak 2017 Pazar 00:04

Etme bulma dünyası işte! Gezi olaylarıyla birlikte başlayan ve Türkiye’ye karşı amansız bir mücadeleye girerek örtülü operasyon çeken ülkelerin hepsi benzer olayları yaşamaya başladı.

Gezi olaylarının başladığı günlerde, Türkiye’nin iç meselelerini sanki kendi devletinin iç meselesiymiş gibi dillendiriyordu. Bu milletin karşısında olan kim varsa onlara kol kanat geren ve sırtını sıvazlayan Almanya şimdi kendi derdine düşmüş durumda.

Yaptığı operasyonları ulusal güvenlik meselesiymiş gibi gündeme getirerek, yaklaşan seçim öncesi medyada bulunan kendileri gibi düşünmeyen medya organları ve muhaliflere karşı korkunç bir kampanya yürütülüyor.

Türkiye’yi parçalamak için elinden geleni ardına koymayan, yüzümüze gülüp sırtımızdan vuran Avrupa Birliği’nin dağılması yakındır. İngiltere’de yapılan referandum sonrası çıkan sonuçtan sonra Avrupa’daki ortak düşünce ortamı kalmadığı görülüyor. Birliğe bağlı birçok ülkenin gözü kulağı İngiltere’nin atacağı adıma çevrilmiş durumda. Bu adımdan sonra ayrılık sesleri daha yüksek bir sesle konuşulmaya başlanacak.

Türkiye’nin güvenlik sorunlarının çözümü konusunda destek vermek yerine, tam karşısında duran Almanya için bu güzel rüyadan uyanma vakti geldi. Sırtını sıvazladığı it sürüleri bir bir ayağına dolaşmaya başladı. Şimdi terör belasıyla yüzleşme vakti. Aslında büyük bir merak içindeyiz. Daha başınıza neler gelecek.

‘Cumhurbaşkanı Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin’ mantığıyla artık sayısını bile hatırlamakta güçlük çektiğimiz operasyonlar yapan ABD istihbaratı şimdilerde aynı tezgahı seçilmiş başkanları Trump’a karşı yapıyor. Türkiye’de bulunan tüm kurumlara karşı yürütülen itibarsızlaştırma yönteminin aynısı burada uygulanıyor.

Türkiye’yi oyun dışı bırakmak için FETÖ’yle işbirliği yapan ve 15 Temmuz’da yaşadığımız alçak planı devreye sokanlar FETÖ elebaşı Gülen ve yanında bulunan diğer teröristlere karşı koruma kalkanı görevini üstleniyor.

FETÖ elebaşı Gülen’i teslim etmedikleri gibi suikast emirlerine göz yuman büyük şeytan şunu çok iyi bilmelidir ki, bu durum dönüp dolaşıp yine kendilerini vuracak.

 Seçilmiş Başkan Trump’ı başkanlık koltuğuna oturtturmak için her yola başvurdular. 100 günlük intikam yemini edenleri görünce bu demek oluyor ki, Trump’ın tamamıyla işlerin başına geçince sonlanmayacak. Artık Trump mı yoksa ABD içinde büyük bir oyun içinde olan istibaratın mı bileği bükülecek bekleyip göreceğiz.

Obama’nın giderayak vermiş olduğu Rusya’ya yönelik talimatlar, Trump’ın daha önce Rusya’yla ilgili olumlu açıklamalarına karşılık bir misilleme olarak değerlendirilebilir.

Bu zamana kadar beslediği bataklık farelerinden medet umarak, onları silaha boğan büyük şeytan, bizim yaşadıklarımızın aynısıyla yüzleşecek ve millet olarak bu hissiyatı çok iyi anlayacaklar.

Trump’ın başkanlık yarışına girdiğimiz günden bugüne bakalım. Seçim döneminde FETÖ’nün kimlere bağış yaptığı, kimleri desteklediği belli. Türkiye için dış tehdit durumunda olan FETÖ, ABD için iç tehdit olacak. Türkiye’nin FETÖ konusunda tavrı ABD yönetimleri tarafından biliniyor. Trump’ın başkanlığı devralmasıyla birlikte FETÖ elebaşının iade süreci hızlanacak mı yoksa Obama yönetimi gibi aynı tutum mu sergilenecek bekleyip göreceğiz.

NATO konusunda da çok keskin açıklamalarda bulunan Trump, bu yapının artık bir tehdit altına geldiğinin altını çiziyor.

NATO ülkesi olan Türkiye’ye karşı ‘müttefikim’ diyerek savaş açan ülkesinin yaptıklarıyla ilgili Trump neler söyleyecek? Tarihinin en iğrenç saldırısıyla karşı karşıya kalan Türkiye’ye, darbe girişimi sırasında ABD’nin rolüyle ilgili çok ciddi açıklamalar bekliyor.

Eğer bu durum Trump’ın başkanlığı döneminde de aynı şekilde yürütülmeye çalışılırsa, Türkiye ve ABD arasında onarımı mümkün olmayan bir ilişki düzeyine gelecek. Bu dakikadan itibaren de Türkiye kendi öz savunma politikalarını geliştirecek ve göz göre göre bu plana seyirci kalmayacaktır. Ülkenin bekası adına ABD ve NATO’yla olan ilişkiler mutlaka masaya yatırılacak gerektiği durumda da tüm ilişkilerin koparılması yolu seçilecektir.

Dünyanın her yerinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Büyük bir hesaplaşmaya doğru dünya sürükleniyor. Meclis’te kısa bir süre önce oylaması yapılan yeni anayasa çalışmalarıyla başlayan ve milletin önüne gidecek sandıkla sistemin dönüşüm ve değişimi tamamlanmış olacak.

Artık yeniden dirilişin ve uyanışın vakti geldi. Büyük oyuna karşı bu millet sandıkta bir 15 Temmuz’un daha yaşanmasına izin vermeyecek. Ülkenin birlik ve bütünlüğüne karşı atılacak tüm hainliklere karşı verilmiş tokat gibi bir cevap olacak.

Son olarak bunu söylemeden geçmeyeceğim. Bizim ecdadımız belli. Adalet ve hürriyet üzerine doğduk, öyle yaşar öyle ölürüz. Sonsuza kadar adalet. Sonsuza kadar hürriyet.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık