Bilal Yeşilkaya

Türk Futbolu Çarpık Bir Düzenin İçerisinde

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
1 Mayıs 2015 Cuma 10:16
İnsanoğlu öylesine ilginç, öylesine inanılmaz bir sona doğru koşuyor ki varlığının temellerini yükseltebilmek adına önüne geleni hızla yok ediyor. Aslında bu yokediş, bu talan kendi sonunu hazırlama yolundaki adımlarını da hızlandırıyor.   Futbol için de aynı şeylerden sözetmek, aynı cümleleri kullanmak mümkün. Günümüz futbolu öyle bir noktaya koşuyor ki bunu anlamak, bu gidişatı özetlemek için inanın aklıma birşey gelmiyor. Milyonları peşinden sürüklemesi, kalabalıkları hükmetmesi, maddi imkanları çevresinde toplaması bence birşey ifade etmiyor.   Benim gibi bir insanın bunları yazması aslına bakarsanız bir o kadar ilginç. Hayatımın büyük bölümünü futbola vermiş, gecenin bilmem kaçında halı sahada futbol oynamaya gitmiş, gençliğinde karlar, buzlar üstünde top sürmüş bir insanı bu derece üzen, bu derece geren şey nedir? Çok basit futbolumuzdaki geriye gidiş, kısır çekişmeler, televizyonlardan pompalanan zırvaların bıkıp, usanmadan taraftarlar tarafından tüketilmesidir. Ülkemizde futbol, bence çarpık bir düzenin egemenliğinde depelenip duruyor. Hakem hataları bahane edilerek kulüp başkanları, kulüp yöneticileri inanılmaz sözler sarfedip, inanılmaz düzenekler hazırlayarak bu geriye gidişi hızlandırıyor, çıkar çekişmelerinin, ikiyüzlülüğün her fırsatta sakınımsız biçimde kendini sergilediği bir bataklık olarak karşımıza çıkıyor.   Ortamı geren, taraftarları birbirine düşüren mevcut durum sonrasında da stadyumlarda anarşi artıyor, maçları izlemeye gelenler kalplerindeki nefreti, zihinlerindeki zehri boşaltıp etki bombardımanı öncesinde bir tür temizlik işlemini yerine getiriyorlar.   Son zamanlarda artan bu gerilim, taraftarlar üzerinde oluşturulan bu gerilim nasıl bir ortamı beraberinde getirecek merakla bekliyorum. Herkes anlamıştır. Futbolu yönettiklerini zanneden ancak yönetemeyenlerden bahsettiğimi. Kim haklı, kim değil onu tartışmıyorum. Belki birilerinin penaltısı çalınmamış, belki hakemler onların maçında hata yapmıştır. Ancak bu hatalar, bu sıkıntılar böylesine dile getirilmeye çalışılır, ortam böyle gerilirse o zaman stadyumlarda ortaya çıkan olumsuzluktan kimse sadece seyirciyi sorumlu tutamaz. Bu hem kulüp yöneticilerinin, hem olayları çok abartan medyanın ve ortamı yatıştırmakta yetersiz kalan Federasyon’un suçudur.   Ümit ediyorum ki hem Türkiye Kupası, hem de ligde oynanacak 6 maçta beklediğimiz olumsuz tablolar karşımıza çıkmaz da bizim de korkumuz bu köşe yazısında sınırlı kalır.   Aksi takdirde üzülerek söylüyorum ki bu köşelerde çok daha üzücü şeyler yazmak durumunda kalabiliriz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık