Bilal Yeşilkaya

Trafik kazalarından ders almıyoruz

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
3 Ağustos 2015 Pazartesi 19:02
Trafik kazaları, gelişmekte olan diğer ülkeler gibi Türkiye için de önemli bir halk sağlığı sorunudur ve her yıl kazalara bağlı binlerce insan yaralanmakta ya da ölmektedir. Trafik kazaları maddi manevi her yönden büyük kayıplara neden olmakta, gün geçtikçe daha da önemli bir sorun haline gelmektedir. Trafik güvenliği probleminde hatırlanması gereken ilk şey; yapılacak her türlü çalışmanın, temelde insan yaşamının veya yaşamlarının kurtarılabilmesi gibi anlamlı bir öncelik içerdiğidir. Trafik kazalarının azaltılması, bireylerin trafik kazaları konusunda ne derece bilinçli oldukları aynı zamanda beklenti ve isteklerini saptayabilmek için anket düzenlenmiş, analiz edilmiş ve birtakım bulgular elde edilmiştir. Trafik kazalarının önlenmesi ve azaltılması için en etkili çözümün eğitim olduğu görüşü büyük orandadır. Bunun yanı sıra trafik cezalarının arttırılması ve bölünmüş yol ve otoyol yapımı etkili çözümler arasında anlamlı paya sahip olduğu gözlenmiştir. Türkiye’de bu konuda son yıllarda önemli adımlar atılmasına, tedbirlerin arttırılmasına, önlemlere rağmen halen çok iyi durumda olduğumuz söylenemez ki, son günlerde meydana gelen kazalar söylediklerimizi doğrular niteliktedir. Hayatını kaybeden insanlarımızın büyük çoğunluğu belki Yozgatlı değil, belki de burada yakınları yok ama ölen kendi insanımız, yıkılan umutlar bizim insanımızın umutları. Tam 9 kişi hayatını kaybederken, 17 insanımızın da bu kazalarda yaralanması sizce neyi ifade ediyor, neler yapmamız gerektiğini ortaya çıkartıyor hiç düşündünüz mü? Bu cennet gibi güzel olan ülkemizde, uzun yıllardan beri kanayan bir yarayı tedavi edemedik ve kanamayı durduramadık. Bu durum milletimizi çok üzmekte ve derin acılar içinde kıvrandırmaktadır. Nice ocaklar sönmektedir. İçimizde bir yakınını, dostunu trafik kazasında kaybetmeyen birileri kaldı mı dersiniz? Ya sakat kalanlar… Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde hiçbir sorun trafik kadar can alıcı, insani ve maddi açıdan tahrip edici olmamıştır. Öyle ki trafik kazaları, ulusal bağımsızlığımızı kazanmak için yaptığımız İstiklal Savaşı’nın “Can kaybı bilançosu”nu bile solladı. Savaşlardan daha kanlı, depremlerden daha yıkıcı bir bela… Resmi kayıtlara göre, trafik istatistiklerinin tutulmaya başlandığı 1955 yılından bugüne kadar meydana gelen kazalarda ölenlerin sayısı 300 bin’i çoktan solladı. İstiklal Savaşı’nda, Çanakkale Savaşı’nda, son 30 yılda teröre Şehit verdiklerimize baktığımız zaman trafik kazalarında ölenlerin sayısının çok daha fazla olduğunu rahatlıkla görmek bizleri fazlasıyla üzüyor. Büyük ölçüde kural tanımazlığımızın yol açtığı trafik kazaları, her yıl 1 ilçe nüfusunu her 10 yılda 115 bin nüfusa sahip Bayburt, 111 bin nüfusa sahip Tunceli gibi bir ilimizi haritadan siliyor. “Kendi kendimizi haritadan siliyoruz” demek daha doğru olur. Artık bu soruna bir çözüm üretmek, onlarca insanımızın ölümüne, sakat kalmasına neden olan kazalara dur demek zorundayız. Halen devam eden bu korkunç felaketten kurtulmak için, öncelikle sorunun varlığı kabul edilmeli ve uygun bir devlet politikası oluşturulmalıdır. Trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik ortaya konacak planlar, mutlaka süreleri belirtilmiş, ölçülebilir hedeflerle tarif edilmelidir. Genel hedeflere erişme yolunda, her kuruluşun kendi uygulamaları ile ilgili yine süre ile bağlantılı ölçülebilir hedefler ortaya konmalıdır. Yoksa daha çok canlar yanmaya, ocaklar sönmeye devam edecektir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık