Bilal Yeşilkaya

Teknik adamlar işsiz kalacak!

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
26 Nisan 2016 Salı 12:02

Toplumda ‘herşeyi en iyi kendisinin bildiğini düşünerek hemen her konuda öne atılan ve insanlara bilgiçlik taslayan kimseler ‘bilmiş’ olarak adlandırılır. Bu özelliğe sahip olan insanlar genellikle, bahsi geçen hemen her konuda, -bilgileri olsa da olmasa da- mutlaka bir fikir öne sürmeleriyle ve her konuşma ortamında mutlaka söyleyecek bir şeyleri olmasıyla bilinirler.


Bilmiş insanlar, kendilerini dünya yalnızca kendi etraflarında dönüyormuşçasına önemli görürler. Her olayın merkezinde kendilerinin olduğunu sanırlar. O olmasa, o konuşmasa, o fikir vermese, insanların pek çok önemli bilgiden mahrum kalacaklarına inanırlar. Bu yüzden de yanlarında konuşulan her konuya karışmadan, duramazlar. Bu davranış şekli, bu kimselerde adeta bir hastalık halini almıştır. Kendilerini ilgilendirmeyen ve hiçbir bilgilerinin olmadığı konularda bile en önemli sözleri kendilerinin söylediğine inanırlar. Kendilerinden herhangi bir yardım talep edilmediği, fikirlerinin sorulmadığı, hatta karışmamasının rica edildiği durumlarda dahi, kendilerine hakim olamaz ve olaylara müdahale etmek isterler.


Bu tavır bozukluğunun önemli göstergelerinden biri ise, başkalarının çok rahat akledebilecekleri konuları sürekli olarak onlara hatırlatmak, onlar daha söze başlamadan önce davranarak sanki ilk kendisi keşfetmiş ve başkaları bunları bilmiyormuş gibi söylemektir. Örneğin bir yere gitmenin iki alternatifi varsa, belli ki ilgili kişi de bunlardan birini tercih edecektir. Bu bilinen bir gerçektir. Ama bilmiş insan bunu da söylemeden duramaz. Sanki o iki alternatifi de sanki ilk kez kendisi keşfetmişçesine, “Burdan git, o olmazsa o zaman şurdan da gidebilirsin” der.


Bu kişilerin yanılgıya kapıldıkları en önemli konulardan biri ise, gösterdikleri bu davranış şekline rağmen, çevrelerindeki insanlar tarafından son derece sempatik bulunduklarını sanmalarıdır. Konuşmalarının herkes tarafından çok beğenildiğine, fikirlerinin çok önemsendiğine ve çevrelerindeki insanların onlardan gelecek olan bilgilendirmelere çok ihtiyaç duyduklarını zannederler. Eğer kendileri konuşulan konulara katılmayacak, fikir vermeyecek ve düşüncelerini belirtmeyecek olurlarsa, olayların aksayacağına, konuların halledilemeyeceğine ve insanların yapılması gerekenleri düşünemeyeceklerine inanırlar.


Futbolumuzda da bu tür kişiliğe sahip az da olsa insan profillerine rastlamak mümkün diyebiliiz. Hiçbir şey bilmediği halde bilmiş tavırlara içine giren insanların sayısı o kadar çoğaldı ki, bu gidişle teknik adamlar da işsiz kalacak. Kadro çıkartmakta, takım yönetmekte öyle mahir insanlarımız var ki demeyin gitsin. Zaman zaman Yozgat futbolunda söz sahibi olmalarına rağmen şu an ki tabloyu bile çekemeyen şahsiyetlerin olduğunu söylesek bile abartılı olmaz. Bıraksanız takım yönetecek, bıraksanız sahaya kadro sürecek. Bu sadece spor için geçerli bir durum değil. Siyasetten, eğitime, spordan. kültüre kadar her şey hakkmda hem de teknik direktörleri işsiz bırakacak ölçülerde ahkam kesmeler vs. vs.
Eğer ülke olarak bir yere tatile falan gitmeyi düşünüyorsak çok bilmişlerin susması, çok konuşanların hiç değilse bir süre susması en iyisidir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık