Bilal Yeşilkaya

Tek gerçek var o da Şehitler Ölmez

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
3 Ağustos 2015 Pazartesi 19:06
ugün ne yazsam kelimeler yetmedi, neyi anlatmaya çalışsam fayda etmedi. Bugün üzüntümden, bugün acımdan ve nefretimden ne yapmaya çalıştıysam anlamı olmadı. Vatanımızı bölmek için yapmadıkları alçaklık kalmayan, çoluk çocuk, yaşlı genç demeden can alan, askerimizi, polisimizi Şehit eden teröristler canımızdan bir parça kopardı. Ramazan ayının içinde bir tesadüf eseri telefonla görüşme imkanı bulduğum Jandarma Uzm. Çavuş Mehmet Koçak kardeşimizi aramızdan aldı alçaklar. Onlar biliyorlardı bu vatanın her karışının şehit kanlarıyla sulandığını, vatan için, bayrak için, Allah için ölmeyi en büyük şeref sayanların nesli olduklarını. Biliyorlardı, Alparslan’ların, Fatih’lerin, Yavuz’ların soyundan geldiklerini. Türk Milleti ve Türk vatanı üzerinde oynanan oyunların farkındaydılar. Bu vatanı, bu milleti emperyalistlere köle yapmak isteyenler olduğunu biliyorlardı. Yaklaşan tehlikeyi sezmişler ve onun önüne bedenleriyle set çekmişlerdi. Sahipsiz bir vatanın batması haktır Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır. diyerek göğüslerini gerdiler. Emperyalizmin oyununu bozmak Türk Milleti üzerindeki ihanet zincirini kırmak için, Ezan susmasın, bayrak inmesin diye savaştılar. Her biri tertemiz bir Bayrak’tı, bu bayrağı lekelemeden taşıdılar, bayrağın destanını yazdılar ve tarihte olduğu gibi kanlarıyla bayrağa renk verdiler, rüzgar verdiler ve ay yıldızın mavi göklerde ebediyyen dalgalanmasını sağladılar. Ve kahpe, satılmış bir el uzandı, öz vatanlarında kurşunlandılar. Akif’in İstiklal marşındaki "Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın" sözü gereğince, göğüslerini alçak kurşunlara siper ettiler. Onlar Şehit oldu da geri de kalanlar ne yapıyor. Aldı başını bir açılımdır, çözüm sürecidir gidiyor. Dağda yıllardır polisimize, askerimize kurşun sıkan teröristlerle oturmuş pazarlık yapıyoruz. Neyin açılımı, neyin çözüm süreci anlamış değilim. Kürtçe öğretim istediler verdik, Türk isimleri kaldırılsın dediler verdik, verdikçe verdik. Ama doymadılar. Son olarak verilen tavizlerin eseri olarak TBMM’ye de çöreklendiler. Yetmedi bizden toprak istiyorlar. Ellerinde silahlarla İstanbul’da, Diyarbakır’da bilmem nerelerde yapmadıkları şerefsizlik bırakmayan ve ismini anmaktan bile iğrendiğim bir siyasi partinin desteğini arkasına alan bu kirli terör örgütü ancak babayı alır. Alçaklar son dönemlerde yine kudurdu, kanla beslenen yarasalar yine emperyalist devletlerin kışkırtmalarıyla üzerimize geliyor. Gelsinler bakalım. Biz Türküz. Bir ölür bin doğarız. Kurtuluş Harbi’nde yıkamadıkları Türkiye’yi bu çapulcularla mı vuracaklar. Avucunuz yalarsınız ancak. Ama artık siyasilerin de, hükümetlerin de bu işe daha kararlı, daha inançlı yaklaşmasıyla olur bunlar. Koltuk korumak için Vatan evlatlarını bu alçakların kucağına atmayın. Açılımı, çözümü bir kenara bırakın ve terörü gerçekten kökünden kurutmak için çaba gösterin. Hiç değilse Şehitlerimizin kemikleri sızlamasın, hiç değilse geride bıraktıkları kutsal emanetlerinin yüreği soğusun, hiç değilse Şehitlerinin ne için şehadet şerbetini içtiğinin manevi rahatlığına ulaşsınlar. Canını, Vatanını korumak için feda eden Şehidimiz MEHMET KOÇAK’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınları ve Türk Milletine başsağlığı diliyorum. ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık