Bilal Yeşilkaya

Tahammülsüz milletiz

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
4 Ekim 2015 Pazar 15:45

Yozgat sporu bilinmez bir sona doğru hızlı ve inanılmaz şekilde bir yol alıyor. Her geçen gün küçülen, her geçen gün daralan, her geçen gün kendi öz değerlerinden uzaklaşan, adam bananelerle zaman geçiren sporumuzun en önemli eksikliklerinden birisi istikrar. Hiç kuşkusuz istikrar sadece sporumuzun değil, tüm sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerimizin de en önemli sorunlarından birisi olarak göze çarpıyor.

İstikrar nedir, ne işe yarar, nasıl kazanılır, nasıl sürdürülür, istikrar yakalandığı gibi ne gibi kazançlar ortaya çıkar önce bunların etüdünü iyi yapmalıyız ki istikrarı yakalayalım. Yoksa günübirlik planlarla, projelerle istikrarı elde etmek, sürdürülebilirliğini sağlamak mümkün olamaz.

İstikrar öncelikle çok iyi bir temeli gerektirir. Sağlam zemin üzerine oturtulan bir aktiviteden, bir organizasyondan sonuç çıkmaması gibi bir ihtimal bulunamaz. Ancak bunları yaparken mutlak suretle çok iyi yönetimlere, ileriyi gören beyinlere ve akılcı politikalara ihtiyaç vardır. Kısa vadede elde edilen sonuçlar ya da başarılarla avunmak istikrarsızlığın en büyük göstergeleridir ki Yozgat sporunun önündeki en büyük engellerden biri de budur. Bir iki maç kazandı mı kendimizi dev aynasında gören, Birinci Lig’de bir yıl tutunmayı tarifi mümkün olmayan başarılar arasında zirveye yerleştiren anlayışlar çoktan iflas etmiştir. Bu iflasın halen sancı ve sıkıntılarını yaşayan Yozgat sporu bir türlü toparlanma şansı bulamamış, aksine kan kaybı yıllar yılı süregelmiştir. Ben bilirim, ben yaparım, ben başarırım diyerek yola çıkanların şimdi nerelerde olduğunu, ya da sporla ilgilerinin hangi mesabede bulunduğunu öğrenmek ya da ortaya koymak zannediyorum mevcut sıkıntının bir başka üzerinde durulması gereken tarafıdır.

Sporda günübirlik düşünmek, günübirlik hareket etmek, ya da kısa vadede başarıyı elde etmek mümkün olamaz. Bu yüzlerce, belki binlerce kez ispat edilmiş olmasına rağmen ısrarcı olmanın da bir manası yoktur. İşte Yozgat’ta yapılan, uygulanan budur. Altyapıyı kurar, tam meyvelerini yiyecekken kapısına kilit vururuz, bir oyuncu tam başarılı olacakken eline bavulunu veririz, ya da bir takım tam rayına oturmuşken dağıtırız. Ondan sonra da istikrarsızlık, daha doğrusu başarısız sonuçların neden alındığını düşünür dururuz.

İşte başarısızlığın tam merkezinde istikrarsızlık yani tahammülsüzlük vardır. Tahammül edemeyen, başarıyı zamana yaymayan, merdivenleri teker teker çıkmayan, zirveye geldi mi tutunamayan, paranın gücüyle birşeyler yaptığını zannedenlerin düşünceleri artık iflas etmiştir. Bundan sonra dönüşü yoktur. Dönüşü olmayan yolun sonunu bulmaya çalışmak, halen yol almanın da hiçbir açıklaması yoktur.

Eğer başarıyı istiyor, başarıyı arzuluyor ve bir hedefe ulaşmak istiyorsak malzeme ne olursa olsun elimizdeki takıma, takımlara ve sporculara sahip çıkmalıyız. Başarısız olsalar da onlara kucak açmalı, biraz tahammül göstermeliyiz.

Aksi halde istikrarı da, başarıyı da yakalamamız mümkün olamaz.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık