Bilal Yeşilkaya

Seçmeler ve altyapı gerçeği

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
3 Ağustos 2015 Pazartesi 19:05
Yozgat’ta ciddi bir altyapı olmadığını her ortamda söyledik. Olmamasını büyük bir eksiklik olarak gösterdik. Yıllarca bu işe emek verenlerin göz ardı etmesi, hep ikinci plana itilmesini Yozgat sporu için bir handikap olarak nitelendirdik. Altyapı eğitimi almayan, teknik, taktik eksikliklerini gideremeyen gençlerimizin bir üst liglerde oynaması için gerekli olan mental, fiziksel ve maç eksikliklerinin önlerinde en büyük engel olduğu gerçeği dün start alan seçmelerde bir kez daha günyüzüne çıktı. Avrupa’da, zaman zaman ülkemizde 16-17 yaşındaki gençlerin çok büyük takımlarda rahatlıkla futbol oynadığını gördüğümüz zaman bu işte ne kadar gerilerde kaldığımız gerçeğini kabullenmemek mümkün olmuyor. Her ne olursa olsun Yozgat’ta bir oyuncu da olsun kazanılacak kazanılmasına ama belli ki bu o kadar da kolay olmayacak. Teknik ekip öyle baştan sağma, yaptık oldu mantığıyla seçme yapmayacağının işaretlerini dün verdi. Daha önceki yıllarda sadece tek maçla futbolcu olup olmayacaklarına karar verilen, zaman zaman süre uzatılsa da yine de çok profesyonelce yapılmadığına inandığım seçmelerin bu sefer de aynı mantıkla yapılmaması ilk etapta beni mutlu etti etmesine ama sonuçta oyuncu bulunmazsa seçmeler yine aynı nihai sonla noktalanacak. Futbolu bildiğini zannedenlerin, ya da futbolla ilgilendiğini bazı platformlarda tekrar edenlerin, transferler konularında ahkam kesenlerin, Yozgat futboluna yön verenlerin orada bulunmaması hiç kuşkusuz gözden kaçmadı. Zannediyorum onlar seçmeler hakkında da kendilerine göre yorum yapacaklardır, yine şehir efsaneleri uyduracak, gençlerimize gerekli önemin verilmediğini söyleyeceklerdir. Hoş izlemesem, görmesem, ya da Yozgat’taki mevcut potansiyeli bilmesem ben de rahatlıkla bu yorumları yapabilirim ama emin olun yıllardır yapılan tüm seçmeleri bire bir takip ettim ve ne yazık ki birkaç oyuncu dışında göze batanın olduğunu göremedim. Onların birçoğunun da yukarıda saydığım eksiklikler nedeniyle ya ilk kamp döneminde ya da bir süre sonra takımdan gönderildiğini ya duydum, ya da bizzat şahit oldum. Bu süreç içerisinde futbolcu yetişmedi mi, takımda forma giyenler olmadı mı tabii ki oldu, tabii ki formayı hak edenler göz ardı edilmedi ama tükettiğimiz yıllara, imkanlara baktığımız zaman bunları yeterli görmek biraz iyimserlik olur diye düşünüyorum. Herkes takdir edecektir ki bu konuda ülke olarak biz hep gerideydik ve bir türlü gerekli aşamayı kaydedemedik. Kalıcı ve sürdürülebilir bir başarı sağlayamadık. Zira bunu sağlayacak sistemi oluşturamadık. Daha acı olan ise bu sistemi kurmak için plansız, aceleci ve askıda kalan eksik girişimler dışında pek bir şey de yapmadık. Futbolun en önemli unsuru olan futbolcuyu yetiştiremedik/yetiştiremiyoruz ve işleyemedik/işleyemiyoruz. Peki sorun nerede? Neyi yanlış veya eksik yapıyoruz? Bana göre oyuncu yetiştirme sürecinde en zayıf noktamız yetiştirici-eğitici olarak göreve getirilen antrenörler. Türkiye’de bu görevleri üstlenen daha doğrusu bu görevlere uygun görülen kişilerin kaç tanesinin gerekli liyakate sahip olduğunu merak ediyorum. Gerçi merak etmiyorum, büyük takımlarda dahi kriterin “eski futbolcu olmak” olduğunu bildiğim için, donanım ve eğitim yerine “hatır-gönül” durumunun geçerli olduğunu bildiğim için yüzde 90’ının gerekli liyakate sahip olmadığını düşünüyorum. Eski futbolcu olmak tabii ki antrenör olmaya engel değil. Hatta yeşil sahalardan geldikleri için tercih sebebi olmaları çok doğal. Ancak ben kriterin “sadece” bu olmasına karşıyım. Eğitici-yetiştirici antrenör olmak yarışmacı teknik adamlıktan çok farklı vasıflar isteyen bir görev. Eğitmek için evvela eğitilmiş olmak gerek. Altyapı antrenörlerimizin kaç tanesinin pedogojik formasyonu var? Kaç tanesinin antrenörlük metodolojisi eğitimi var? Kaç tanesinin iletişim tekniği sertifikası var? Kaç tanesinin analistlik yeteneği var? Kaç tanesi gelişen bilimsel ve teknolojik yeniliklere hakim? Kaç tanesinin futbolculuk dönemlerinden kalma tecrübeleri dışında idman metodları hakkında yeterli bilgileri var? Bu sorular daha da çoğaltılabilir. Göreve gelmeden bu eğitimleri almamış olabilirler ama bari görevleri devam ederken bu eğitimleri alsalar. Bazen oyuncuyu ne kadar doğru yetiştiriseniz yetiştirin, ne kadar doğru işlerseniz işleyin sonuç alınamayabilir. Oyuncunun verileni alabilmesi, istenileni yapması gerek. Oyuncu kendine bakmalı. Oyuncu profesyonel yaşamalı. İdman ve maçlar dışındaki yaşantısına yeteneklerine ve yaptığı spora zarar vermeyecek şekilde devam etmeli. Yetinmemeli, sürekli çalışmalı. Hocaları tarafından verilenler dışında da kendisini geliştirebilmeli. Maalesef ve maalesef bizim en büyük problemlerimizden biri de oyuncunun fiziksel ve zihinsel anlamda kendisini geliştirmek için neredeyse hiçbir şey yapmaması. Bırakın geliştirmeyi, yerinde saymak ya da geriye gitmek için her şeyi yapıyor bizim çocuklarımız. Çok çabuk kanıyorlar, çok çabuk yetiniyorlar, çok çabuk küsüyorlar, çok çabuk pes ediyorlar, çok çabuk havalanıyorlar, çok tembeller, çok sorumsuzlar ve daha bir sürü olumsuz şey. Bizde aileler ve yakın çevreler de genelde oyuncunun kariyerinin ileri gitmesi gibi bir amaç gütmeyip şöhret ve maddi olanaklarından yararlanmanın peşine düşüyorlar. Aileler oyuncunun gelişimine yardımcı olmak şöyle dursun çoğu zaman futbol oynamasını bile istemiyorlar çocuklarının. Zira algı çocuk ve genç yaşta oynanan futbolun cahillik, serserilik ve okul eğitimini aksatan bir spor olduğu. Ne yazık ki bu algı tamamen gerçek dışı da değil. Kulüpler bünyesindeki çocukların eğitimini çoğu zaman üstlenmediği, onları futbolun yanında okul eğitimlerine de teşvik etmediği için genel olarak genel kültürü, entelektüel birikimi zayıf bir futbolcu topluluğu yetişiyor. Aileler futbolu okula; kulüpler de okulu futbola engel olarak gördükleri sürece de bu değişeceğe benzemiyor. Bütün bu durumlardan yola çıkarak şöyle daha kısa ve anlaşılır bir saptama yapabiliriz. Bizim oyuncularımızda yabancı oyuncularla kıyasladığımızda doğuştan gelen teknik yetenek bakımından bir sıkıntı bulunmuyor. Bizim sıkıntımız oyuncularımızın A takım seviyesine eriştiğinde fiziksel ve zihinsel olarak eksik kalması. Yozgatspor’da bunların ortadan kaldırılması için bir adım atılacak atılmasına ama belli ki bu zaman alacak. Çünkü Türk futbolundaki genel sıkıntılardan normal olarak etkilenen ve yıllardır yaşanılan sıkıntılardan payına düşeni alan Yozgatspor eğer bu handikapları aşar, oyuncular da kendini geliştirirse o zaman yapılan seçmeler de, altyapı çalışmaları da sonuca ulaşır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık