Bilal Yeşilkaya

Şampiyonluk için aynı duyguları paylaşmalıyız

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
3 Ağustos 2015 Pazartesi 18:59
Şampiyonlar unutulmaz… Peki ya şampiyon olmayanlar? Onlar tarihten silinirler mi? O dönem kendilerinden iyi takımlarla karşılaşmak veya çeşitli talihsizliklerle az bir farkla geride kalmak herşeyi anlamsız mı kılar? Bence hiç de öyle değil. İçinde bulunduğu sezon boyunca en az şampiyon takım kadar çabalamış, en az şampiyon takım kadar başarıyı istemiş, fedakarlıklar göstermiş çok takım var. Fakat biliyoruz ki sadece bir tane en iyi olabilir. Benim açıkçası sadece bir tane en iyi olması ile ilgili bir derdim yok. Benim derdim spor dünyasının -hatta işleyiş olarak bütün dünyanın- birinciler dışındakilere hak ettiği değeri göstermemesi ve bunun sonucunda bireylerin ve takımların, en iyisi olmak, ikinci olup unutulmamak uğuruna gereğinden fazla bir aşırılıkta bu bir tane olan koltuğa hedefi kilitlemeleri. Kimse hırs yapmasın, iş oluruna bırakılsın falan diyor değilim ancak son yıllarda bu uğurda yapılanları görünce bu işin gereğinden fazla bir takıntı haline geldiğini hissediyorum ve rahatsız oluyorum. Son dönemlerde ligde ‘yıldız oyuncuları bir takıma toplamadan şampiyon olunmuyor’ algısı fazlalaştı. Bunun yanı sıra parasız da saadet olmuyor gibi futbolun doğasına ters olan algılar var ki bunu da kabullenmiyorum. Eğer çok parayla şampiyon olunsaydı geçtiğimiz yıl Yozgatspor’un açık ara hedefe ulaşması gerekmez miydi? Zara Belediyespor’un neredeyse ligin en az harcama yaparak hedefe ulaşması bu takıntıyı haksız çıkartan en bariz gösterge değil midir? Tabii ki iyi bir teknik adamla anlaşmak, iyi oyuncuları kadroya dahil etmek yolu yarılamaktır. Ancak bunun yanı sıra şehirde yaşayan herkesin, taraftarın, basının, kamuoyunun bu işe inanması, hedefe inanması bence şampiyonluğa giden yolun kilidi olsa gerek. Uzun süredir bu birlikteliği tesis edemeyen, uzun süredir hedeflere kendi taraftarını, basınını inandıramayan, kamuoyunu arkasına alamayan, işadamlarının, STK’ların güvenini toplayamayan bir şehir takımı yok muydu? Alınan kötü sonuçların ardından birileri ellerini ovuşturmadı mı, ya da başarısız olunsun istenilmedi mi? Akıllı olup buradan bizim başka bir yola gitmemiz şart. Bundan sonra sağduyu olmayıp bölünüp parçalanma devam edecekse aynı şeylerin tekrarını bir daha görmüş olacağız. Ve iki sene sonra, ‘daha da kötü oldu, ne oldu şimdi’ diyeceğiz. Bütünleşmenin olacağı bir düzene gitmek, bunu başarmak lazım. Bütün parçalardan büyüktür, hedef bu olmalı. Parçalı olduğunda da çok aktör ortaya çıktığı için insanlar parçalarla mutlu oluyorlar. Bu hepimiz açısından böyle. Tam’ı yakalamak lazım. Yozgatspor’un başarılı olabilmesinin yolu bütünleşmesinden geçiyor. Başarı ya da başarısızlıkta rol her zaman bu işin en üstünde olanlarla anılır. Bir başarı varsa orada öncelikle bu işin kurgusunu yapanlar, işin başında kimler var, hem hesap önce onlardan sorulur, hem de başarı varsa ‘evet başarının mimarı onlardır’ olarak görülür. Ama başarı hiçbir zaman başarı birilerinin özel gayreti ile tek başına elde edilmiyor. Bu gerçekten bir takım işi. Sporda iş öyle noktaya geldi ki, başarılı olmak istiyorsanız en ufak bir sızıntıya müsaade etmemeniz gerekiyor. Bir zincirin halkasında zayıf bir halka olmamalı ki başarılı olasınız. Her halkanın güçlü ve sağlam olmalı. Herkesin bir senkronizasyon içinde ve sürekli çalışması lazım. İyi kurgunun olduğu yerde başarının olmaması mümkün değil. Başarı böyle yerlerde gecikebilir ama gelir. Bu sene olmaz ama insanlar şunu görür, ‘bu sene olmadıysa seneye başarı geliyor’ der. Taraftarın böyle bir durumda sabrı vardır. Taraftar ışık aldıysa sabretmesini bilir. Kısacası başarılı olmak, şampiyonluğa ulaşmak tek aşına teknik ekibin, yönetimin başarabileceği bir iş değildir. Biz camia olarak birleşmez, birbirimizi istemezsek o zaman ne kadar iyi kadro kurarsanız kurun, çok daha az para harcayan ancak doğruları yapan takımlar sonuca ulaşır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık