Bilal Yeşilkaya

Profesyonel spor ve tezatlık

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
6 Mayıs 2016 Cuma 07:50

Sporu, özellikle de futbolu çok sevmeme, sporla yatıp kalkmama, sohbetlerimin büyük bölümünü spora ayırmama rağmen zaman zaman çok ilginç düşüncelere kapılıyorum. Sporun biz hangi yönünü başarıyor, hangi yönlerinde zayıf kalıyoruz. Sporculara hak eden paraları veriyor muyuz, yoksa işi çok mu abartıyoruz bilemiyorum. Ancak tek bildiğim şey var ki o da profesyonel sporun lüks olduğudur. Bu düşüncem sadece Yozgat için değil, Türkiye için de geçerlidir.


Profesyonellik denilince akla her şeyi eksiksiz olarak yapmak, eksiksiz olarak yerine getirmek gelir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki biz bunu başaramıyor, yaptığımız her işin bir tarafını eksik bırakıyoruz. Ya sporculara değerlerinden çok fazla para akıtıyor, ya altyapıyı tesis edemiyor, ya kulüpleri yönetemiyor, ya da sporun asıl anlamına hizmet edemiyoruz.


Lükslük gereksizlik anlamı içerir. İmkanı yokken har vurup harman savurmak, gereksiz zamanlarda gereksiz harcamalar yapmak, ayağını yorganına göre uzatmamak da lüksün tanımları arasına girebilir.


Türkiye’nin en geri kalmış bir ili olarak Yozgat’ın büyük paralar harcayarak profesyonel spor yapması da lüksün de lüksüdür diye düşünüyorum. Büyük paralar harcanarak amatör sporun faydalanması için yapılan statlardan hangi amatör sporcu yararlanıyor. Kapısından içeri bile giremiyor.


Türkiye’de spora korkunç paralar harcanıyor. Bir milli takım antrenörü inanılmaz paralar alıyor. Ayrıca primleri de hesaba katarsak aldıkları parayı varın siz hesap edin. Ben merak ediyorum başbakanımızın ve bakanlarımızın aldıkları maaşlar bu antrenörün aldığı paranın kaçta kaçı. Yazık, günah bu kadar paralar bir hocaya verilmemelidir. İnsanların bir şeyi hak etmeleri için karşılığında diğer insanlardan bir fazlalıkları olmalıdır. Ya yıllarca okumuştur, profesör olmuştur, konusunda uzmandır ve topluma yön vere insandır o zaman bu parayı verir ve arkaya bile bakmazsınız. Bir sporcunun topluma ne gibi ve nasıl bir katkısı vardır. Gününü gün etmekten, servetine servet katmaktan başka sporcularımızın çoğu neler yaparlar. Bu genelleme kimsenin zoruna gitmesin, çok iyi biliyoruz ki ülkemizde hayır işleri ile uğraşan, fakirin fukaranın yardımına koşan, eğitime ciddi destekler sağlayan sporcularımız da yok değildir.


Profesyonel spor bu kadar faydalı ve popülerse büyük getirileri varsa o zaman Brezilya, Arjantin, Nijerya dünyada süper devletler olmaları gerekiyor. Maalesef hepsinin de açlıktan nefesleri kokuyor, halkı yoksulluktan inim inim inliyor. Bizim gibi başka devletlere borcu olan devletlerin profesyonel spor yapması lükstür. Amerika, İngiltere, Almanya işlerini yoluna koymuşlar, süper devlet olmuşlar. Onların eğlenmeye ve profesyonel spor yapmaya hakları var. Bizim gibi borçlu devletlerde trilyonları sporcuya akıtmaya, birbirimizle kavga etmeye, zamanımızı boşa geçirmeye hiç hakkımız yok.


Bizi böyle işlerle avunup, oyalanmamız için önce ekonomik anlamda bağımsız olmamız gerekir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık