Bilal Yeşilkaya

Okullarda spor angarya mı görülüyor?

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
8 Aralık 2016 Perşembe 07:54

Yozgat’ta profesyonel sporu yapabilmek, ya da sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak oldukça zor gözüküyor. Üstelik bu işin mali kısmını düşündükçe beni afakanlar basıyor. Bir kere bizim profesyonel sporu yönetecek kadrolarımız, ayıracak kadar paramız yok.

O zaman ne yapmalıyız, işe nereden başlamalıyız? Kesinlikle okullardan başlamalı ve eğer gençlerimizin spordan kopuşunu engellemek istiyorsak bu işe ciddi şekilde el atmalıyız. Kötü alışkanlıklara en fazla eğilim orta ve lise çağlarındaki çocuklarımızda söz konusu olduğuna göre çalışmayı buradan başlatmak da zannediyorum kanayan yarayı durdurmanın en iyi yolu olacaktır.

Ancak bunu yaparken işe çok daha ciddi eğilmeli, başarıyı teşvik etmeli, onlara hedef göstermeliyiz. Bu sadece sportif açıdan değil eğitim açısından da gayet önemlidir. Rekabet hiç kuşkusuz eğitimde de başarı seviyesini yükseltecek en sihirli kelimedir. Ancak ne yazık ki gayretli yönetici ve beden eğitimi öğretmenleri çarkın içerisinde kaybolup gitmekte, eğitimde olduğu gibi sporda da Türkiye’de hak etmediğimiz sıraların adeta memleketin kaderi olarak kabul gördüğü gerçeği kanıksanmaktadır.

Sanırım okullardan olimpiyatlara diye çıktığımız yolda sınıfta kaldık. Kaç okulumuzda spor salonu, futbol sahası, basketbol potası hatta yeterli spor malzemesi mevcut? 

Kaç öğrencimiz sınav kaygısı olmaksızın spor hayatına devam edebiliyor, ya da okul sporlarına katılabiliyor? 

Madem spor okullarda başlıyor, ilkokullarda spor ve fiziki etkinlikler dersine neden işin uzmanı öğretmenler girmiyor, girmesini bırakın bu derslerin kaçında spor yaptırılıyor?

Bazı okullarda futbol, basketbol oynama imkanı bile yoktur. Çünkü okul fiziki şartlarından dolayı saha gerektiren sporsal faaliyetler yasaklanmaktadır. Sınav odaklı olan eğitim sisteminde öğrenci sosyal faaliyetlerden uzaklaşmakta ve öğrenciler 8.sınıfa geldiklerinde sınav kaygısıyla sporsal faaliyetleri bırakmaktadır. Burada hata velide mi, yoksa spora yeterince fırsat vermeyen eğitim sistemi, idareci ve yöneticilerde mi? Bizler yine de iğneyi kendimize batıralım…

Biz bunları tartışa dururken 2008 yılında iflasını açıklayan dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan her yeri buzullarla kaplı olan kalecisi yönetmen, oyuncusu manav olan İzlanda sporda devrim yapmaya devam ediyor. 4 yıl önce FİFA dünya sıralamasında 131. Sırada olan İzlanda altyapıya verdiği önemin meyvelerini bugünlerde topluyor. Bizler ise anlık başarı odaklı kararlar veriyor en ufak başarısızlıkta fırtınalar koparıyoruz.

Özetle spor; eğitim kademelerinin hepsinde yer almalı, uzmanları tarafından verilmeli, okul fiziki yapıları spora uygun hale getirilmeli ve kısa sureli başarılar yerini uzun süreli kalıcı başarılara bırakmalıdır.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık