Bilal Yeşilkaya

Okçuluk Genlerimizde Var

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
20 Ocak 2016 Çarşamba 09:19

Türk tarihinde önemli bir yeri olan okçuluğun Yozgat’a çok uzun yılların ardından gelmesi, bu spor dalında da çalışmaların yapılması her ne kadar sevinilecek bir durum gibi görülse de bana göre üzüntü verici. Yıllarca Cüneyt Arkın’ın atların üzerinden Bizans’a ok attığı filmleri izleyerek büyüyen, yıllarca okçuluğu en az güreş kadar ata sporu olarak kabul eden bir şehrin insanları olarak bunca sene kaybetmek kimin hatası olsa gerek.
 
Futboldan başka spor dalının olmadığı gerçeğine inandırılan, yıllarca o büyülü olduğu zannedilen meşin yuvarlağın peşinde oyalanan ve böylece kendi öz kültüründen, kendi ata sporundan uzaklaştırılan bir nesil ortaya çıkartılması ve bununla da övünülmesi sizin de içinizi acıtmıyor mu?
 
Her ne kadar şehrimizde bu spora gönül veren birkaç idealist olsa da yıllarca kendi imkanları ile bir şey yapmaya çalışan, geçen sene önce HEM ardından da Belediye tarafından sahip çıkılan gençlerimiz Yozgat’ta artık bu sporu sevdirmek, Yozgat’ı söz sahibi yapabilmek için kaybedilen yılların oluşturduğu açı kapatmaya çalışacak.
 
Kim ne derse desin Türk Milletinin genlerinde okçuluk var. İster anlasın, ister anlamasın okla yayı gören herkes hedefe kilitlenir. Dün akşam da böyle oldu. Yozgat’ta okçuluk sporuna olan ilginin artması, mevcut sporculara destek olabilmek amacıyla Anadolu Lisesi Spor Salonu’na çıkarma yapan  Yozgat Vali Yardımcısı Gökhan İkitemur, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Emniyet Müdürü Saim Akpınar, Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu ve beraberindeki heyet atış talimi yaparak, hünerlerini sergilediler. Ok ve yayın ellerine yakıştığı görünce insan üzülmeden de edemiyor. Daha önce deneme yaptılar mı, ya da benzer bir sporla ilgilendiler mi bilmiyorum ama tek bildiğim şey var o da bu sporun artık hızla yayılması, gençlerimizin bu spora özendirilmesidir.
 
Zira Türklerin ok ve yaya verdiği önem, onun inanç dünyasını da etkilemiştir. Eski dönemlerinden beri Türkler için ok ve yay hâkimiyet sembolü olarak kabul edilirdi.  Hakanlar tahtında otururken elinde ok ve yay tutardı. Bunun yanı sıra tüm dünya uluslarınca benimsenen gerçekte, ok-yay ve okçuluğun Türklerce dünyaya tanıtılmış olması da bu spora önem verilmesinin gerekliliğini ortaya koyan en önemli ayrıntıdır diye düşünüyorum.
Önce Milli Eğitim Müdürlüğü, ardından da Belediye bu konuda bir kıvılcım yaktı. Ateş olması bizim elimizde. Diğer spor dallarına vermediğimiz, veremediğimiz önemi, daha az maliyetle yapılabilen okçuluğa vererek Yozgat’ın adını duyurabiliriz.
 
Kişisel sporlarda daha başarılı olduğuna inandığım ve güreşte bunu fazlasıyla gösteren Yozgat insanı için yeni bir kapı açılmıştır. Buradan girmek ve tarihimizde önemli bir yeri olan okçulukta ilerlemek bizim elimizde. 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık