Bilal Yeşilkaya

Nasıl Bir Yönetim Olmalı?

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
29 Nisan 2015 Çarşamba 07:54

“Profesyonel” sözcüğü Türkiye’de en çok futbolcular ve de şirketlerde yöneticiler için kullanılır. Gelin görün ki, bu sözcüğün kullanımı ve profesyonellik anlayışı yanlış ve eksikliklerle dolu.

En çok eleştirilen konu ise profesyonellik ile amatörlüğü birbirinin zıttı gibi görmek. Belki kelimesel olarak öyle ama içerik olarak bence öyle değil.

Sakın ola amatör ruhtan kurtulmayın. Bu anlamda amatör ruh bence heyecan demektir. Arkasında heyecan olmayan hiç bir başarı yoktur. Bu anlamda amatör ruh, dürüstlük, yaptığı işi sevmek, özveriye katlanabilmek demektir. Bunlar bir kısım yükselen değercilerce, “enayilik” sayılabilir.

Ancak gerçek öyle değil. O vitrin profesyonellerinin, görüntü profesyonellerinin, içi boş, kof, güzel kalem, güzel kelamdan ibaret sığ kültürlü taklitçilerin, “Boş çuval ayakta durmaz” özdeyişindeki gibi başarılarının devamsızlığı ve saygınsızlıkları hepimizin gözlerinin önündedir.

Ama siz yine de amatör ruhtan kurtulup heyecansız, ruhsuz, karşılığında para olduğu sürece kiralık katil gibi her türlü işi iş edinen profesyonelliği seçecekseniz gazanız mübarek ola.

Futbol tüm dünyada artık endüstriyel bir sektör halini almış durumda. Futbol kulüpleri, sadece sportif faaliyet gösteren kurumlar olmaktan çıkıp, ekonomik değer üreten yapılara dönüştüler.

Ama Türk futbolu için bunu söylemek zor, Türkiye’de futbol bugün “bıçak” sırtındadır. Bir tarafta ülkede futbola gönül veren, ilgilenen çok büyük bir kitle var. Diğer tarafta ise Finansal yapıları kontrol edemeyen, menajerlik sistemini yenileyemeyen, sözleşme yapmasını bilmeyen, gelir-gider dengesini tutturamayan bir futbol yapısı, endüstrisi var.

Bir taraftan tekelleşme eğilimleri, giderek artan bahis gerçeği, şike söylemleri, çoğalan şiddet olayları, çıkar amaçlı taraftar örgütlenmeleri, bölgesel ve kültürel ayrışmalar veya güç birlikleri, ortak çıkarların bireysel çıkarlara dönüşme riskleri bulunuyor.

Diğer tarafta ise, Türk futbolunun marka değerini artırmak için uğraşanlar, uluslararası arenada başarı için ortak çaba harcayanlar ve futbolun her şeyin ötesinde bir spor olduğuna inananlar ve tekrar inanmak isteyenler bulunmakta.

Türk futbol yapısı hala daha, temel ve öncelikli kuruluş amacı “sosyalleşme” olan “dernek” statüsünde olması ve mevzuatı da buna göre belirlenmiş kurumlarla idare edilmeye müsaade edilmesi, ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Ülke futbolunu daha üst noktalara taşıma misyon ve vizyonu bulunan, doğal olarak futbolumuza en büyük katkıyı sağlayacak kurum olarak karşımıza çıkan Federasyonun duyarsızlığı da başka bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Mali ve idari yapısı itibariyle gerçek bir ticari şirketten farkı olmayan, gerek kamusal gerekse kurumsal sorumlulukları itibariyle ciddi denetime muhtaç olmasına rağmen “dernek” mevzuatı sayesinde yöneticileri sorumluluktan kolaylıkla kurtulabilen kulüpler, yani profesyonelce yönetilemeyen kulüpler yok olma mahkûmiyetinden kurtaramayacaklardır.

İşte Yozgatspor bunu yaşadı ve bugün amatör lige dönüş yaptı. Şimdi yeni bir yapılanma gündemde eğer yol haritası bundan farklı olmaz, yöneticiler sorumluluktan kolayca kurtulacak, profesyonelce yürütülmeyecekse o zaman yukarıda söylediğimiz gibi gazamız mübarek ola.

Çağın yeniliklerini, teknolojisini ve bilgiyi yönetime uygulayarak teşkilat yapısında, personel düzeninde, kullanılan araç gereç ve yöntemlerde gerekli değişiklikleri yapmak suretiyle etkili bir spor ortamı oluşturmak spor yöneticilerinin görevleri arasındadır.

Biz yeni oluşturulacak yönetimden bunları bekliyoruz.

Yozgat sporunun bu değişime çok ihtiyacı var.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık