Bilal Yeşilkaya

Maç var tanıtım yok

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
27 Mayıs 2015 Çarşamba 11:05

Yozgat enteresan bir şehir. Yapılanların gerekli kıymeti bulamadığı, bulanların da beğenilmediği bir kent. Bu anlayışa yıllardır birileri çanak tutuyor, yıllardır Yozgat’ta birileri bir şeyler ilerlemesin diye çaba sarfediyor. Ne yazık ki sportif müsabakalar için de aynı şeyleri söylemek mümkün olabilir.

Çok güzel bir salonumuz var. Çok büyük organizasyonların rahatlıkla yapılabileceği kapasiteye sahip ama gel görelim ki bu tek başına yeterli mi? Bence değil. Eğer siz yaptığınız faaliyetleri yeterince duyurmuyorsanız, yeterince tanıtım yapamıyorsanız bunun ne anlamı olur ki? İşin acı tarafı da sportif faaliyetlerin duyulmaması için mücadele eden Gençlik Spor İl Müdürlüğü. Bir gün olsun basına bilgi verdiklerini, basını bir tanıtım için davet ettiklerine şahit olmadım. Eğer istisnaları saymazsak ne kadar haklı olduğumu herkes anlayacaktır. Kurumun idarecileri Milli Eğitim patentli oldukları için mi böyle oluyor bilmiyorum ama Yozgat’ta yapılacak tüm sportif organizasyonları bizler tesadüfen öğreniyor, tesadüfen haber yapıyoruz.

Voleybol Federasyonu’nun genç erkekler yarı final müsabakaları var ve önceden olduğu gibi bilgi verme, davet etme gibi bir inceliğin içerisine bile girmiyorlar. Kendi siteleri var ya, kendileri haber yapıyor ya bizleri ciddiye bile almıyorlar. Aslına bakarsanız hiçbir faaliyetlerini duyurma, tanıtma gibi bir zorunluluğumuz yok ama yine de biz sorumlu gazetecilik görevimiz gereği haberleri es geçmiyoruz ama gel gelelim ki tribünler hiç dolmuyor. Yozgat çapında oldukça iyi denebilecek bir organizasyon var ve tribünlerde izleyenlerin sayısı bir elin parmaklarını bile geçemiyor. Sporu yönetenler, sporu yönettiğini zannedenler Yozgat’a bu şekilde iyilik mi yaptıklarını zannediyorlar.

Kurumların idaresinin anlayan insanlardan daha çok yandaşların aldığı günümüzde aslında çok daha fazlasını beklemek iyimserlik olur gibi geliyor ama biz yine de bir ümit diyoruz. Yine de belki eksikliklerini görürler, belki yoğun olmayan gündemleri içerisinde göz ardı edebilirler diyerek düşünüyoruz ama nafile. Onlar spor ilerlemesin diye mücadele ederken, biz sporumuzun bir adım ileriye nasıl gideceği hakkında hergün kafa yoruyoruz. Sahaları kapatanlara ses çıkarmayan, aradan geçen uzun zaman zarfında bu eksikliğin giderilmesi noktasında çaba bile sarfetmeyenlerle Yozgat sporu nereye gider bilemem ama biz işi bilmeyenlere makamları teslim ettiğimiz sürece aynı tablolarla karşılaşmak zannediyorum kaderimiz olacak.

Bu mevzuya daha çok devam ederiz. Dün Galatasaray, Fenerbahçe’nin Başakşehir’le berabere kalmasının ardından 20’inci şampiyonluğunu resmen ilan etti. Lig boyunca tüm takımlar lehine de aleyhine hatalar yapıldı, bunları konuşmaya gerek yok. Ben bir Fenerbahçeli olarak Galatasaray’ı tebrik ediyorum ama bir şartla eskiden olduğu gibi Avrupa’da göğsümüzü kabartacaksa, eskiden olduğu gibi Türk futbolunu iyi temsil edecekse. Yoksa geçtiğimiz yıl ki gibi her maçta 4 yiyecekse Galatasaray şampiyon olsa ne olur, Fenerbahçe olsa ne olur.
Yıldız savaşları ile bu sezon bizi futbol soğutan futbol katillerine sesleniyorum. Türkiye’de şampiyonluk hemen hemen her yıl iki takım arasında gidip geliyor. O nedenle yıldızı bırakın da Türk futbolunun Avrupa’da ki içler acısı haline çözüm bulmaya çalışın. Bu kısır çekişmelerden kurtulamazsak o zaman gökteki yıldızları saymaktan başka yapacağımız bir şey kalmaz.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık