Bilal Yeşilkaya

Kısır döngüden çıkmak elimizde

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
16 Ocak 2017 Pazartesi 23:20

Evrensel kültürün bir parçası, dünyada dili, ırkı, dini farklı insanları birleştiren önemli bir vasıta olan spor, Dünya barışına katkı sağlayan bir etkinliktir.

Günümüz anlayışına göre spor ilk başta çok önemli bir kitle eğitim vasıtasıdır. Spor insan bedenini fiziki yönüyle geliştirdiği gibi oyunlar, hareketler, yarışmalar vasıtasıyla aynı zamanda insan seciyesini, egosunu, davranış niteliğini, psişik yapısını belirleyen yeni bir bilim dalıdır.

Canlılığın tek belirtisi olan hareket, ayrıca vücut eğitiminin de başlıca vasıtası olduğu için, bir bakıma hareketin tarihi demek olan beden eğitimi insan hayatıyla çok sıkı bir ilişki halindedir. İnsanların boş zamana uygulamaya başlamalarıyla gelişmeye başlayan spor, binlerce yılı geçen tarih yolculuğu sırasında, bir bölümü barışcı, öteki saldırgan diye nitelenebilecek değişik kullanım biçimleri almıştır.

Spor; çocukluk yıllarında bir oyun biçiminde ortaya çıkar ve bir enerji birikiminin ortaya çıkmasında aile ortamı dışında bazı ilişkilerin ortaya çıkmasına neden olur. Aile ortamına ya da toplumsal ortama uyum sağlayamayan gençler spora yöneldikleri zaman psikolojik boşalım nedeniyle rahatlamakta dengeli bir kişiliğe kavuşmaktadır.

Yozgat’ta da sporun tarifi bu anlatım çerçevesinde şekillenebilir, sporun gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak, sağlıklı nesiller olarak yetiştirilmesini sağlayan en büyük araçlardan biri olarak nitelendirebiliriz.

Ancak özellikle son yıllarda spora eğilim; gençlere sunulan hizmet, spordaki hedeflerimizi kaybetmemiz, kurum ve kuruluşların bakış açıları, hedefsiz kalınması nedeniyle büyük gerileme içerisine girmiştir. Yozgatspor’un uzun yıllar içinde bulunduğu duruma bağlı olarak da daha da hızlanan bu gerileyiş, gençlerin kötü alışkanlıklara olan eğilimlerini tetiklemiş, sigara, alkol ve benzeri zararlı alışkanlıklara olan bağımlılık gitgide artmıştır.

Altyapı çalışmalarındaki atılan adımların güdük kalması, hep göstermelik faaliyetlerin yapılması, spora, sporcuya gereken önemin verilmemesi sonucu ortaya çıkan sıkıntı, Yozgat’ın başarı tablosuna da yansımaktadır. 2000’li yıllarda başta futbol olmak üzere, güreş, yüzme, hentbol, basketbol, atletizm ve hentbol dallarında adını Türkiye çapında duyurmaya başlayan ilimiz, ekonomik sıkıntılara da bağlı olarak her geçen gün kan kaybetmiş, günümüzde ise çok ufak tefek başarılarla avunur hale gelmiştir.

Geleceğimizin teminatı, Türkiye Cumhuriyeti’nin emanetçisi olan gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onlara yeni ufuklar açmak bizim elimizdedir.

O nedenle öncelikle altyapıya önem verilmeli, Yozgat’tan da çok başarılı sporcuların yetişebileceğini genç beyinlere kazımalı, kurum ve kuruluşları sporun içerisine çekmeli, spor yapılacak alanları arttırmalı, sportif organizasyonları göstermelik olmaktan çıkarmalı, uzun süreli faaliyetlere imza atmalıyız. İşe kesinlikle okullarda başlamalı, spora eğilimi olan gençleri kurulacak spor okullarında branşlarına göre yetiştirmeli, Bozok Üniversitesi bünyesinde açılan Spor Akademisi’ne yerleştirmeliyiz.

Bu manada güzel çalışmaların olduğunu görmemezlikten gelmiyorum ama yeterli olmadığını savunuyorum.

Gençler bizim geleceğimiz ve onları kurtarmak da bizim elimizde. Onlara ne kadar imkan sunarsak o derece karşılığını alırız.

Siz saha yapmaz, gençleri sportif faaliyetlere yönlendirmezseniz o zaman onlar da enerjilerini başka alanlarda kullanmak zorunda kalır ki, bu gelecek adına taşıdığımız kaygıları arttırmak için yeterli olur.

Gelin son dönemlerde atılan adımlara biz de omuz verelim de Yozgat sporu kısa sürede geçmiş günlerine dönme adına adımlarını hızlandırsın. 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık