Bilal Yeşilkaya

Hayal ettiler başardılar

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
8 Şubat 2017 Çarşamba 13:49

 Yozgat’tan futbol dışında bir takımın Süper Lig'e çıkacağını kim hayal edebilirdi ki. Kim hayal edebilirdi ki Yozgat’ta yabancı oyuncuların yine futbol dışında forma giyebileceğini. Yine kim hayal edebilirdi ki hiçbir kurum ve kuruluşun desteğini almadan, işadamlarının katkısı olmadan bir takımın 3 yıldır liglerde başarıyla mücadele edebileceğini?

İşin doğrusu kimse hayal edemezdi. Daha önce de basketbolda, hentbolda kendilerini ispat edebilmek, üst liglerde mücadele etmek için kurulan ve ömrü uzun olmayan takımların kurulduğuna şok şahit olduk. Henüz bir sezon geçmeden, ama önlerine çıkartılan engelleri aşamadıkları için kapatılan onca takım hatırlıyorum ki.

Yozgat Bozokspor öyle olmadı. Kurulduğu günden itibaren hep yüksekleri hedefledi, hep bir adım öteye gidebilmek adına yine onca zorluklarla mücadele etti. Hem de hiçbir kurum ve kuruluşun desteğini alamadan. Belki de önceki kurulan takımlar gibi kapatılacakları için inandırıcı olamadılar. Ama onlar mücadeleyi hiç bırakmadılar. Başarılı olacaklarına, kendilerine Hentbol Ligi’nde iyi bir yer edineceklerine inanarak varlarını, yoklarını ortaya koydular.

Hiçbir emek zayii olmaz. Onların da emeği boşa gitmedi ve verdikleri bu onurlu mücadelenin karşılığında Federasyonun da aldığı kararla isimlerini Süper Lig'e yazdırdılar.

Kadrosunu yabancı ve yerli oyuncularla takviye eden Bozokspor bu gün ligin en ciddi takımlarına bile sahayı dar eden bir takım hüviyetine büründü.

Neden mi. Nedeni gayet açık. Çünkü gerçekten Bozokspor’u yöneten insanlar başarıya inanmış. Kimse yapamazken hayallerinin peşinden gitmeyi kafalarına koymuşlar. Mesela bazıları iş hayatında başarılıdır, bazıları eğitim hayatında başarılıdır, bazıları sporda başarılıdır, bazıları gönül kazanmada başarılıdır…

Gıpta ile bakarız hepsine de…

İmreniriz…

Kendi başarısızlığımızı haklı çıkarmak için de onların başarılarını yaşadıkları çevreye,  aile durumlarına, zenginliklerine vs. bağlarız.

Bazen de tesadüflerle ilişkilendiririz o insanların başarılarını...

Oysaki hiçbir başarı tesadüfî değildir. Zira her başarının temelinde sabır vardır, dikkat vardır, gayret vardır, ter vardır…

Özellikle de başarmaya olan “inanç” vardır…

Zira atalarımızın buyurduğu gibi “İnanmak başarmanın yarısıdır.” Gerçektende inanmak başarmanın yarısıdır; hatta tamamına yakındır. Çünkü hiç bir iş inanılmadan başarılamaz. Tüm başarılı olan kişilere bakın mutlaka bir başarı sırrı vardır ama ortak noktaları inanmaktır…  İşte başarılı olabilmek için kişinin ilk önce o işi başarabileceğine inanması gerekmektedir. İçinde başarmaya olan inancı olmayan bir insan bir iş yapmak için elini bile kaldırmaz.

Kürşat Kadıfekale ve Cenker Doğan bunu yapmadı. Hayallerinin ve ideallerinin peşinden gittiler ve başardılar. Zannediyorum devamı da gelecek ve bu takım gelecek yıllarda elde edeceği başarılarla daha adından çok söz ettirecek.

Gelin yıllardır yaptığımız gibi yapmayalım ve değerlerimize sahip çıkalım. Çünkü bu şehrin sporda, sanatta, kültürde, eğitimde ve siyasette çok değişik zenginliklere, farklılıklara ve başarılara ihtiyacı vardır. 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık