Bilal Yeşilkaya

Bu Takımda ışık görüyorum

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
4 Ekim 2015 Pazar 15:43

Yeni sezonun heyecanı transferler, kamp programı dışında henüz başlamadı. Heyecansız, tatsız tuzsuz geçen bir sezon sonrasında heyecan tavan yapmayı sürdürüyor. Ancak öyle hazırlık maçları, kupa maçları falan değil. Akıllar, paraların harcandığı isimlerde. İsimler ile birlikte hangi takımların lig sıralamasında kaçıncı olacakları bile tahmin ediliyor. En çok parayı yatıranın, sportif başarıya en çok layık olduğu izlenimi yaratılıyor.  Peki, gerçekten öyle mi?

Uzun süredir Türkiye futbolu dipte dansını sürdürüyor. En önemli tespitlerin başında ise harcanan paranın aynı şekilde kaliteye yansımadığı yönünde. Peki bu tespite rağmen aynı yolda daha iştahlı adımlarla ilerlemenin sebebi ne? Çünkü Türk futbolu uzun süredir çözüm üretmenin uzun ve meşakkatli bir iş olduğu gerçeğini çözmüş. Ve bu doğrultuda atılacak olan rasyonel adımlar futbolun heyecanında ciddi bir ivme kaybına neden olacak. Dolayısıyla bu kadar sıcak paraların aktığı bir sektörde kimse bu akışın önüne geçmek cesaretini gösteremez. Fireni patlayan bir kamyona dur demek gibi bir şey, bir yerden sonra…

Yozgatspor da bu geminin içinde ilerliyor. Belki transferde çok büyük paralar harcanmadı ama sonuçta beklenti hep aynı noktada kesişiyor. Şimdilik beklentileri bir kenara bırakalım ve yeni sezonun ciddi idmanlarından birini Şehir Stadyumu’nda gerçekleştiren Yozgatspor’un şu an ki durumundan biraz bahsedelim. Futboldan anladığımı iddia edenlerden biriyim. Transferlerin yerinde olduğunu belki şu an için söylemek, bu takım şampiyon olur demek için erken ama teknik adamların bu işi bildiğine, sezon öncesinde iyi bir idman programı uyguladığına yönelik herkesle iddiaya girebilirim. Belki lig öncesinde erken form tutma gibi bir sıkıntı olabilir ama zannediyorum teknik adamlar nerede frene basacaklarını, hangi oyuncuların hangi programa göre çalıştırılacağını herkesten iyi biliyorlardır. Buraya kadar herkes benimle hemfikir olabilir.

Biliyorum ki şimdi kendilerine göre futbolu çok iyi bilenler, ya da futboldan anladığını iddia edenler kafalarında 3 bilinmeyenli, 5 bilinmeyenli denklemi hazırladılar ve bunu gündeme getirecek zemin arıyorlar. Akıllarda şu oyuncuya ne kadar verildi, kim ne kadar aldı gibi sorular dolaşıyor. Geçen yıl kimse bu soruyu Vali Beye, Abdulkadir Akgül’e soramadı ya belki de dilleri şişmiştir. Kimse takımın neler yapıp, yapamayacağına, ya da bu takıma nasıl katkı sunabileceği konusuna yoğunlaşacak değil ya? Tabii bu söylediklerim herkes için geçerli değil ama böyle bir grubun olduğundan adım gibi eminim.

Kim nasıl görür, nasıl yorumlar bilemem ama ben bu takımda ışık görüyorum. Belki erken gibi olacak ama bu takımın bu ligin bir tık üzerinde olduğu iddiasındayım. Kimse bunu Yönetimde bulunduğum için söylediğimi falan zannetmesin. Bu iddiamı şu an için sahaya sürülebilecek 9 ismi belli olan bir takım olduğu için söylüyorum. Futbolcuların arzularını, isteklerini görmemden dolayı söylüyorum. Başarıya aç isimlerin çokluğundan, gerektiğinde ruhunu sahaya yansıtabilecek futbolcular olmasından dolayı söylüyorum. Yanılma payımı tabii ki de var. Belki de çok yüksektir ama ben umutluyum.

Sezonun başlamasına 37 gün varken bir takımın 9 ismi belliyse ve bu isimler kendi çaplarında isim yapmış, oynadıkları takımlarda şampiyonluk yaşamışlarsa bu Yozgatspor için çok büyük bir avantaj gibi gözüküyor ama rakipleri de yok sayma gibi bir lüksümüz yok. El yumruğunu yemeden kendini çok güçlü zannedenlerden değilim ama futbolda son 10 yılda ne yazdıysam onun gerçek olması beni bu kadar iddialı konuşmaya sevkediyor.

Hazırlık maçlarını izledikten sonra bu konuda yanılıp, yanılmayacağımı ya da neler yapabileceğimiz konusunda daha ayrıntılı fikirler sunabilirim.

Konu açılmışken biraz da altyapıya değinmeden edemeyeceğim. Yozgat’ta sporu takip edenler bilir benim altyapı konusundaki düşüncelerimi. Hep kendi öz değerlerimize önem verilmesinden yanayımdır ama belli ki kısa vadede bir futbol kulübünün yeni bir yapılanma ile kadrosunun tamamını alt yapıdan oluşturması mümkün gözükmüyor. Ancak orta ve uzun vadeli planları da hayata geçirmek için bir kulübün lig de uzun süre tutunması gerekiyor. Öte yandan alt yapıdan beklentilerin karşılanması için için ise alt yapıya hak ettiği değer verilirken, alt yapıdan beklenilen verimin sağlanılması olmazsa olmalar arasında yer alıyor. Aksi halde alt yapı ile kalkınma planı bir “mit”ten başka bir anlam ifade etmeyecek, edemeyecek.

Şimdilik bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık