Savaş Uyar

Bir Pirus Zaferi itirafı

savasuyar@surmelihaber.com
Savaş Uyar
16 Ocak 2017 Pazartesi 21:57

Önce ‘Helal olsun’ deyiverelim.  

Biz eksikleri açılmadan önce yazdık, şimdi açıldı. Hala pek çok eksiklik var, çalışmayan bilgisayar programları, hizmet veremeyen birim ve üniteler var, bunlardan dolayı görevden almalar gerçekleşti bile. Hiçbirini artık yazmıycam.

Zira bundan sonrası; aksaklıklar, sorunlar, yığılmalar ortaya çıktıkça akledenler içindir.

Gelelim bu haftaki yazımıza…

Pirus Zaferi diye literatüre geçmiş olan bir zafer / kazanma tanımı vardır. Yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer, kazanılan zaferin verilen kayıplardan sonra anlamsız hale gelmesini ifade eder.

Önce nerden gelmektedir bu tabir ona bakalım: Pirus zaferi, MÖ 280 ve MÖ 279 yıllarında Grek kolonisi Tarentum Kralı Pirus, Roma'ya saldırır ve ne pahasına olursa olsun savaşı kazanmak için her şeyini feda eder. Sonunda Pirus, savaşı kazanır; ancak 50 filin desteklediği ordusunun tamamını kaybeder. Savaşı kazanmıştır, ama yanında koskoca ordudan geriye bir birlik bile kalmamıştır. Pirus’un bu zaferin ardından “Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme” dediği söylenir. Pirus Zaferi aslında yenilmeye mahkûm galibiyetleri anlatmak için kullanılır. Bu olaya atfen, benzer şekildeki  kazanmalara Pirus zaferi denir.

 Şimdi bir Pirus itirafı gibi olan açıklamalara bakalım…

 Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay Kasım ayında Bolu Abant Tabiat Parkı’nda Vuslat Platformu tarafından düzenlenen 'Ufuktaki Yeni Türkiye Gençlik ve Geleceği' sempozyumunda yaptığı açılış konuşmasında, Gençlerimiz sabırlı olmadığı için kısa zamanda çok şey sahibi olmak istiyorlar. Çabuk zengin olmak ve makamlara yükselmek istiyorlar. Belki de bunlara bizim hükümet dönemi yol açtı. Fazla meşakkat çekmeden çok şeye sahip olmak isteyen bir gençlik var. Bu bir büyük problemdir. Türkiye'de şu an burjuva Müslüman diye tabir ettiğim bir hayatı görüyorum. Fazla saltanatlı yaşayan, çok harcayan, israfı olan bir Müslüman burjuva kesimi ve gençliği gözlemliyorum. Bu sıkıntılı bir meseledir. İdeal dediğimizde genel ortalamaya baktığımızda böyle bir değerlendirmeyi yapmak mümkün.”

 

Devam edelim Beşir Beyin sözlerine : ”Eğitim politikalarında verimimiz yeterli değil. 8 yıllık ilkel eğitim sistemini değiştirdik. O iyi bir gelişmedir. Eğitimde özgür bir alan açtık. Üniversite kesiminde hiç bir şey yapmadık. Aynen o 8 yıllık eğitim kadar ilkel bir YÖK sistemi var ve üniversiteleri öldürüyor. Bugün üniversitelerimiz dünya yarışında en gerilerde. Üniversitelerimiz bugünkü sistemle beyin yetiştiremiyor.”

***

Yorum okuyucunun…


YORUMLAR
  • yorum2017-01-17 15:54:28Ahmet Akkaya

    Yozgat'ın sorunlarına eğilen güzel yapıcı yazılar kaleme aldığınız için sağolun varolun savaş bey

Yukarı Çık