Bilal Yeşilkaya

Baraj Maçı Bir Milat Mı Yoksa Bir Yokoluş Mu?

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
18 Nisan 2015 Cumartesi 11:02
Ne zaman Yozgatspor’un bulunduğu grubun puan tablosuna baksam içim acıyor. Yenildiğimiz, berabere kaldığımız takımların ligdeki konumlarına baksam kahroluyorum. Hele hele ikinci yarıda sergilediğimiz futbola bakınca, aldığımız puanlarıgörünce bu takım nasıl şampiyon olamadı diye kendi kendime hayıflanıyorum.   Nasıl üzülmeyeyim, nasıl kahrolmayayım. Koskoca bir sezonun ardından verilen emeklerin, harcanan paraların boşa gittiğini görmek, imkanların kötüye kullanıldığınaşahit olmak zannediyorum her Yozgatlının ağırına gidiyordur.   Yakaladığımız her fırsatı, her imkanı kötüye kullanmak ya da yanlış kullanmak bizim genlerimizde mi var. Eğitimde bir fırsat yakalarız elimizin tersiyle iteriz, tarımda fırsat yakalarız bir adım ileriye gidemeyiz, turizmde, ekonomide, siyasette, yatırımda hep bu böyle olmuştur. Açın bakın geçmişe doğru yaptığımız ya da sonucu toplumun tamamına fayda sağlayan doğru işlerimizin sayısı biri ikiyi geçmez.   Özellikle siyaseten yakaladığımız avantajları hiç iyi kullandığımız söylenemez. Tarım Bakanı kendi iline organize hayvancılık bölgesini götürür Yozgat seyirci kalır, teşvikte hakkımız yenir seyirci kalırız, tarım kenti olmamıza rağmen destekleme programlarına alınmayız seyirci kalırız. Hep mi seyirci kalacağız, hiç mi figüran olmaktan kurtulamayacağız. Ne zaman hakkımızı savunmayı öğreneceğiz, ne zaman buşehrin geri bırakılışına, geriye götürülüşüne dur diyeceğiz.   Sporda da bu böyle olmuştur. Belki de biline biline, belki de hata yapanlara göz yuma yuma geldiğimiz noktaya bakar mısınız?   Öyle bir yere geldik ki sonu uçurum. Pamuk ipliğine bağlıyız. Olmakla olmamak arasında ince bir çizgi var. Evet Yozgatspor 25 Nisan’da Amatör Küme şampiyonu Şefaatli Belediyespor ile zaten amatör olan ligde kalmak için baraj maçı oynayacak. Bu bence 65 yıllık tarihi olan bir kulüp için bir utanç kaynağıdır. Bunu Şefaatli Belediyespor’u ya da diğer amatör takımlarımızı küçümsemek için söylemiyorum. Bu gerçekten bir bitiş, tükeniş bir geriye gidişin en açık göstergesi olsa gerek. Her ne kadar paranın gücüyle olsa da Süper Lig görmüş bir takımın buralara gelmesinin ne demek olduğunu düşünebiliyor musunuz? Onca imkana, onca fırsata ve onca siyasi güce rağmen takımın böyle bir noktada oluşunun tek bir izahatı vardır o da sahipsizlik, işbilmezlik.   Bu ne şimdi ki yönetimin tek başına suçudur, ne de ondan öncekilerin. Bu 2002 yılından başlayan ve bu güne kadar gelen süreçte görev yapan tüm başkanların, tüm yöneticilerin, tüm Yozgat’ın suçudur. El birliği ile sürekli aşağıya çektiğimiz, el birliği ile bugünlere gelmesi için çaba sarfettiğimiz Yozgatspor için artık karar vakti gelmiştir. Ya yoluna daha sağlam, daha akılcı adımlarla devam edecek ya da kapısına kilit vurulacaktır. Takım sayısının arttığı ve herkesin artık Yozgat’ın sıfırdan kurulacak, temiz bir takım ihtiyacına binaen harekete geçtiği bir zamanda artık nihai kararın verilmesi gerekmektedir. Elbirliği yapamayan, gücünü, kuvvetini sporda bile bir araya getiremeyen Yozgat’ın bundan sonra vereceği karar en azından sporunun kurtuluşu, yeni bir atılım yapması için şarttır.   Yoksa bu şekilde hareket ederek yok ettiğimiz, bitirdiğimiz sporumuzun çıkışyapması mümkün gözükmemektedir.   25 Nisan’ı ya bir milat ya da bir yokoluş tarihi olarak belirlemek bizim elimizde.   Buyrun ya bu vebale ortak olun ya da sporumuzu bu çukurdan elbirliği ile çıkartın.   Çare de, çözüm de sizin ellerinizin arasında.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık