Bilal Yeşilkaya

Ampute Ligi ve düşündürdükleri

bilalyesilkaya@surmelihaber.com
Bilal Yeşilkaya
27 Mayıs 2015 Çarşamba 11:05

Futbol vazgeçilmez bir tutkudur. Yenisinin alınamayacağını bildiğimiz halde pabuçlarımızı eskitmesine göz yumduğumuz ya da topun peşinden beş dakika daha fazla koşabilmek için okkalı bir azarı göze aldığımız ilk aşkımızdır.

Zamanla, futbolcu olamayacağımızı anladığımızda aşkımızı kalbimize gömer, ‘onu uzaktan severiz’. Her türlü hava koşulunda, ses tellerimizi ve paramızı feda edip, içimizdeki ‘futbolcu olamamış çocuğun’ gözünü doyurmaya gideriz o büyülü mâbede. Çünkü her taraftar bir zamanlar futbolcu olacağına inanarak büyümüştür.
Engellerin içerisinde de bu coşku ve bu heyecanın olduğu bir gerçektir. Kimisi elini, kimisi kolunu kaybeder ama bu sevgi ve bu ilgisi hep yüreğinde yaşar. Tutkusunu bir gün olsun gerçekleştirmek için bekler. Cazibesi ile herkesi peşinden sürükleyen futbolu artık engelliler de oynuyor.

Bazı branşlarda yapılmasına rağmen futbolda 5 sene önce başlayan Ampute Ligi, yani bir kolu, bacağı olmayanların mücadele ettiği lig bizlere çok ciddi mesajlar vermiyor mu?

Spor hiç kuşkusuz engelli vatandaşlarımızın hayata tutunma konusunda ellerindeki en güzel araçlardan birisi. Ancak takdir edersiniz ki Yozgat’ta ortaya çıkan tabloyla bu yaşanılanları karşılaştırmak bizim acınacak halde olduğumuzu göstermiyor mu?

Spordan koptuğumuz, salonları boş bıraktığımız, gençleri sürekli spordan uzaklaştırdığımız günümüzde engellerin böylesine faaliyetler içerisinde bulunması manidar değil midir?

Engellilere bakarken acımak bir tarafa insan ciddi manada düşünüyor, ciddi manada kendisine dönüp bir bakma ihtiyacı duyuyor. Biliyorum ki birçoğumuz aynaya bakmaktan bile korkuyoruz. Çünkü bütün uzuvlarımız yerli yerindeyken, Ampute Ligi’nde mücadele edenler kadar olamadığımız endişesini taşıyoruz.

Bırakalım artık kendimizi kandırmayı da, Ampute Ligi’ne bakarak biraz sporumuza çeki düzen verelim. Gençleri kaçırmak yerine spor sahalarına teşvik edelim. Ne entrensandır ki birkaç futbol aşığı, birkaç idealist olmasa kimsenin bu işin bir ucundan tutacağı yok. Hiçbir kurumun, hiçbir kuruluşun sportif faaliyette uzun süreli yer almaması dikkat çekici değil mi? Bundan 15 yıl öncesine kadar liglerimizde onca takım boy gösterirken neden şimdi kendi kabuklarına çekildiler. Neden hiç kimse elini taşın altına koymak istemiyor.

Nedeni aslında gayet basit. Kendilerine yeni bir alan açmak, yeni yükler getirmek istemiyorlar. Rahat koltuklarından kalkıp da kim neden spora destek verecek. Bu konuda kurumları Valiliğin de teşvik ettiği söylenemez. Durum böyle olunca da hiç kimse liglerde takım bulundurma zorunluluğu hissetmiyor.
Bakalım bu sezon Belediyenin bu işe el atması, Yozgat sporunu ayağa kaldırma hareketi nasıl karşılık bulacak. Birileri mesajdan kendilerine pay çıkartacak mı?

Bu soruların tamamının cevabını almak için biraz daha beklemek durumunda kalacağız. Ama şu bilinmelidir ki, 3-5 yıl sonra Yozgat’ta ciddi bir altyapı, ciddi bir futbol kültürü oluşacak ve ne yazık ki başta Valilik olmak üzere hiçbir kurum, birçok konuda olduğu gibi bu önemli kazanımda pay sahibi olamayacak.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık