| ||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfam Yap | ||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Anayasa değişikliğine niçin direniyorlar?
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE NİÇİN DİRENİYORLAR? "Bu ülkenin asıl sahibi biziz" diyenler, her türlü naneyi yiyenler, darbelerle halkın iliğini emenler, ülkeyi elli sente muhtaç edenler, milletin seçtiği iktidarlara: "yüzde doksan beş oy alsanız da muktedir olamayacaksınız" diyenler; basını, muhalefeti, çeşitli kurumları, yandaş ve yoldaşlarıyla mevzilerine yerleştiler. Hep bir ağızdan bağırıyorlar: Yaptırmayız da yaptırmayız. Milletten umudunu kesenler, tekeden süt sağmaya çalışıyor, kapalı rejimde iktidar arıyorlar. Türkiye hızla büyüyor. Bu nedenle sık sık yapısal sorunlarını masaya yatırıp, idari ve hukuki düzenlemelerini gözden geçirmek mecburiyetindedir. Sıradan bir şirkete dahi öngörülen bu değişim ve uyum projelerinin, devlet yönetiminde niçin ' dirençle' karşılaştığının makul bir izahını bulamıyoruz. Bu direnmelerin, rejimi koruma adına yapıldığı savunması, artık inandırıcılığını yitirmiştir. Çünkü halk tercihini yapmış, Cumhuriyetini kurmuştur. Burada sorun, Cumhuriyet rejiminde değil; rejimin uygulanmasında ki keyfiliktedir. Kimilerinin kendilerine 'durumdan vazife çıkarması' işgüzarlığındadır. Türkiye sadece Türk milleti için değil, dünyadaki tüm Müslüman ve mazlum milletler, halklar için de bir umut ışığıdır. Bu ışığı karartmaya kimsenin hakkı yoktur. Demokrasi budanarak, özgürlükler kısıtlanarak, milli irade yok sayılarak hem rejim tehlikeye sokuluyor, hem de kalkınma engelleniyor. 'Ben yöneteyim de nasıl olursa olsun' mantığı ile ülke soyduruluyor, fakirleştiriliyor. Sonra da fakirliğin edebiyatı yapılıyor Artık Fadime Şahin-Ali kalkancı oyunlarıyla halkın kandırılma dönemi sona erdi. Herkes ayağını ona göre atmalı; yaptığı zulmün, tahribatın, sahtekârlığın hesabını er-geç vereceğini bilmelidir. Muhalefet hükümetin Anayasa değişikliği çalışmalarına katkı sağlamalı, düşüncelerini aktarmalı, kavga ve küslükler kaldırılmalıdır. Darbecilerin hazırladığı Anayasa'nın, 'ustalara' nasıl titizlikle hazırlatıldığı ortadadır. Zaten ihtiyaca da cevap verememektedir. Muhalefetin iktidar umudunu bu Anayasayla ilintili kapatma davalarına bağlaması yanlıştır. Bu ağaçtan düdük kavlatılamayacağı artık bilinmelidir. Cuntacılarla çuvala girilmemelidir. Konuya açıklık getirmesi bakımından, geçmişte kendilerine 'altın tepside iktidar sunulan' siyasetçilerin akıbetlerine bakmak yeterlidir. "Keserin-sapın-hesabın bir gün döneceğini" algılayamayan siyasetin kaybedeceği aşikâr. Özellikle MHP'nin geniş halk kitlelerinin beklentilerine sırtını dönmesi, diğer 'sırt dönücülerle' aynı karede görüntü vermesi sempatizanlarını kaygılandırmaktadır. Toplumun özlem duyduğu düzenlemeler iktidarı-muhalefetiyle ele alınmalı, halledilmelidir. Şu anki beklenti: Kontrol mekanizması milletin meclisinde olan; insan odaklı, demokratik, şeffaf, insan hak ve özgürlüklerini ön plana çıkaran, çağdaş bir Anayasa'nın oluşturulmasıdır. Meclis; ne birilerinin yan gelip yatma yeri, ne ağlama duvarı, ne de kavga ringidir. Orası; çocuklarımızın geleceğinin şekillendirileceği milletin kurumudur. Herkes vaziyetini gözden geçirmeli, eteğindeki taşı dökmelidir. Sorumluluklarının farkında olmayanların, ciddi meseleleri vıdı-vıdı ile geçiştirmeye çalışanların, karşılaşacakları akıbete de şimdiden alışmaları gerekir.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
|
||||||||||||||||||||||||||||
|
Yozgat-Sürmeli Haber-Yayın başlangıcı Mayıs 2008 İzin almadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||