Ana Sayfa Yozgat Diyarbakır'da Çözüm Süreci Çalıştayı Başladı

Diyarbakır'da Çözüm Süreci Çalıştayı Başladı

Çalıştayda söz alan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay “kesilen yollar, dağa kaçırılan çocuklar bunları açıklamakta zorlanıyoruz. İstismar edildiğimizi düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

Giriş Tarihi: 6 Haziran 2014 Cuma 18:31
Diyarbakır'da Çözüm Süreci Çalıştayı Başladı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ar-Ge Başkanlığı olarak ülkenin bugünlerinin ve yarınlarının şekillenmesinde önem ifade eden meselelerin ele alındığı sosyal paydaşların tespit ve önerilerini içeren, sonuç raporlarının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a takdim edildiği AK Parti 2014 Çalıştayları kapsamında; Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, akademisyenler, uzmanlar ve çok sayıda STK temsilcisinin katıldığı 'Yeni Türkiye'nin açılan kilidi, çözüm süreci' çalıştayı başladı.

Diyarbakır'da bir otelde düzenlenen çalıştay nedeniyle geniş güvenlik önlemleri alınırken, çalıştaya ülkenin değişik bölgelerinden de çok sayıda gazeteci katıldı.

İşte Atalay'ın konuşmasından satır başları:
 
“Bizim en önemli vurgumuz Türkiye’yi normalleştirmek. Türkiye’yi normalleştirmek, özgürleştirmek, sivilleştirmek partiyi kurarken en büyük hedefimizdi. İlk kararımız OHAL’i kaldırmaktı. Bu dönem tam bir sessiz devrimdir. Bunu hiç de abartılı söylemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık. Geçmişte yaptıklarıyla yüzleştirdik. Kurumları hesaplaştırdık. Haksızlık, zulümler, haksızlıklar, faili meçhuller akla gelebilecek bütün olumsuzlukları gözler önüne serdik.
 
AK Parti’nin iktidarı tam bir demokrasi mücadelesidir. Türkiye’de büyük bir dönüşümü sağlama mücadelesi veriyoruz. İstediğimiz çoğulcu, açık toplum, tam demokratik bir toplum, farklılıkları kucaklayan zengin bir ülke. Nice demokratikleşme paketleri çıkardık. Başbakan Erdoğan’ın 2005’teki konuşması bir köşe taşıdır. Her türlü diyaloğu kurmaya çalıştık. Çözüm süreci 6 aylık bir çalışmadan sonra ilan edildi.
 
Toplumu daima bu sürecin içinde tuttuk, tutacağız. Bu süreç şeffaf yürüyecek. Ana aktör toplumdur. Toplum destekli sürecin daha iyi gittiğini gördük.
 
Sabote edici, provoke edici gelişmeler var. Büyük bir özgüven ve cesaretle süreci yürüttük, yürütüyoruz. Yeni bir yol haritası üzerindeyiz. Seçimden sonra yoğunlaşmamız arttı. Tabii ki diyaloglarımız sürüyor. Siyaset kesimini daha önde tutmak için çabalarımız var. Nihai hedefimiz ülkenin bütün dertleri siyaset içinde tartışılsın.
 
Sizlerin desteğini istiyoruz. Pozitif katkı verici destekler istiyoruz. Türkiye’nin siyasetin gerçeklerini asla gözardı etmemeliyiz. Bölgedeki vatandaşlarımızın desteğine çok ihtiyacımız var. Toplumdan destek var.
 
Annelerin olayı tesadüf değil. Gecikmiş toplumsal tepkiler. Şiddet istemiyoruz, sorunlarımızı demokratik siyaset ortamında çözeceğiz.
 
Kararlılığımızı ortaya koyduk, kararlılığımızı burada da koyuyoruz. Sabırlı ve dikkatliyiz. Kolay olmadığını büyük emek istediğini biliyoruz. Güven tesisi gerektiğini biliyoruz.
 
Yeni adımlar atılacak, yol haritası üzerinde çalışılıyor denildiğinde bölgede hareketlilik başladı. Yol kesmeler… Bunları açıklamakta ve anlamakta zorlanıyoruz. Bu sabrın istismar edilmemesi gerekir.
 
Annelerin eylemini çok değerli görüyorum. Parti heyetinin İmralı’dan döndükten sonra yaptığı açıklamayı önemli ve doğru buluyoruz. Yeni yol haritası sonuca götürecek. Eğer gerekiyorsa yasal düzenleme de yapılacak. Sürece zarar verici gelişmelere çok dikkat etmek gerekir.
 
BDP ve HDP’nin annelerle ilgili üslubuna dikkatinize sunuyorum. Şaşkına döndüler, ezber bozuldu. Bu bir devrim, ben öyle görüyorum. Anneleri meydanlarından ediyorlar. Olmaz, yanlış yapıyorlar. Eşbaşkan 'Anneler para aldığı için oradalar' diyor. 'Zorla götürülmediler kendileri gittiler' diyor. Bunların hiçbirini örgüt söylemiyor, siyasetçiler söylüyor. Bunu değerlendirmek lazım. Çözüm sürecini yürütenler bunları söyleyemez."
 
ALA: HESAPLAR YAPARAK ÇÖZÜLMEZ

Çalıştayda konuşan İçişleri Bakanı Ala ise şu ifadeleri kullandı: 

"Yeni Türkiye’yi inşa etmezsek sorunlarımızı çözemeyiz. 2002’den sonra sistemi dönüştürücü, reformları hayata geçiren bir irade ortaya konuldu. Kaç darbe girişimini, kaç muhtırayı yaşadık, bertaraf ettik.
 
Türkiye, 10 yıl sonra, AK Parti iktidarının onuncu yılında meselenin sorun çözen bir sisteme dönüşmesi yönünde hatırı sayılır bir mesafe kaydetti. Türkiye artık kendi meselelerini kendi çözecek. İçerden darbe girişimleriyle önümüze kesmeye çalıştılar. Onları anlayışla karşılıyorum, onların işi bu. Sistemin değişmesini isteyenler sistemin dönüşmesini görenler içeriden darbe girişiminde bulundular. Din ve vicdan özgürlüğü konusunda önemli gelişmeler yaşandı.
 
Eski Türkiye, görüşmeleri başka ülkelerin aracılığıyla yapılıyordu. Bunu da devreden çıkardık. Provokasyonları deşifre eder, yolumuza devam ederiz. Biz aklı devreye sokmaya çalışıyoruz. Aklın ırmağı reflekslerin çölünde kurumasın diye çalışıyoruz. Gelişmiş demokrasiyi inşa etmeye çalışıyoruz.
 
Halen siyaset dışı cumhurbaşkanı arayışlarını görüyoruz. Artık bırakın bunları. Siyasetin inkar dilini bırakın, yeni bir dil oluşturalım. Siz siyaseti devre dışı bırakarak, siyaset üstü bir tanımlama yaparak nasıl çözeceksiniz? Sistemi dönüştürürken toplumu devreye soktuk. Anneler devreye girdi. Gördük ki anneler aynı dilde ağlıyor.
 
Bize düşen pozitif bir dil kullanmak, sürecin sabote edilmesine izin vermemek. Önümüzde daha güzel günler bizi bekliyor. Biz bu meseleyi birbirlerimizi büyüterek çözeriz. Arka planda hesaplar yaparak çözmeyiz.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Yozgat

Siyaset

Spor

Yukarı Çık